Bu yıl ülkemizde şimdiye değin yerli korku üretiminin zirvesine ulaşan 30 yerli korku filmine karşın 40’a yakın da yabancı korku filmi gösterime girdi. Bunlar arasında büyük bir merakla beklenen Stephen King’in roman uyarlamaları olan It: Chapter 2, Doctor Sleep, Pet Sematary ya da Alexandre Aja’nın Crawl, Jordan Peele’nin Us, Ari Aster’in Midsommar gibi korku ve gerilim filmleri olsa da 2019 yılı korku severler açısından beklentileri karşılamaktan hayli uzak geçti. Dijital platformlardan Netflix ise Wounds, Fractured, In The Tall Grass gibi yapımcılığını üstlendiği başarılı korku ve gerilim filmleriyle sinema salonlarındaki eserleri geride bırakacak az sayıda ancak kaliteli projeler çıkardı. Benim için 2019’un en iyi 5 korkusu ise şöyle;

  • Annabelle Comes Home: Ülkemizde 28 Haziran’da gösterime giren, Warren çiftinin şu an hâlen müze olarak kullanılan lanetli eşyalarının bulunduğu odada, bir antoloji gibi birçok farklı lanetli nesnenin hikâyelerinin ve lanetlerinin gerçekleştiği bir geceyi anlatan Annabelle Comes Home, serisinin üçüncü filmi olarak; Warren çiftini de filmin girişinde ve finalinde barındırmasıyla bu yılın en iyi filmleri arasına girmeyi başarıyor. Sadece Annabelle’in lanetiyle değil, Warren çiftinin gerçek vakalarındaki başka nesnelerin lanetlerini de barındırarak elde ettiği çeşitlilikle; filmin bu seneki en iyiler listesine kolaylıkla girebilmesini sağlıyor.

 

  • Siccîn 6: Yönetmen Alper Mestçi’nin bu yıl gösterime giren Üç Harfliler: Adak’la birlikte ikinci filmi olan, Siccîn serisinin ise final filmi olarak çekilen ve 9 Ağustos tarihinde gösterime giren Siccîn 6, bu yıl gösterime giren 31 yerli korku filminden uzak ara sıyrılıyor. Serinin üçüncü filminde ortaya çıkan Orhan’ın, özel güçleri vasıtasıyla çözdüğü bir vakaya odaklanıyor. Atmosferi, çekimleri, nefes kesen oyunculuklarla yılın en iyi yerli korku filmi olmayı başarıyor.

 

  • Eli: Citadel ve Sinister 2 filmlerinin yönetmenliğini yapan Ciaran Foy’un çektiği, Netflix yapımı olan Eli, nadir bir hastalığa sahip küçük bir çocuğa odaklanıyor. Önce sağlık sorunları, sonrasındaysa basit bir hayalet hikâyesi gibi farklı makaslara girerek seyircinin merakını sürekli ayakta tutan film şaşırtıcı finali ve yaratıcı korku sahneleriyle bu yılın en iyileri arasında yer almayı fazlasıyla hak ediyor.

 

  • The Lighthouse: Ülkemizde gösterime girmeyecek olan ancak bu yılki Film Ekimi’nde izleyicilerin izleme şansı buldukları The Lighthouse, 2015 yapımı The Witch’in yönetmeni Robert Egggers’in yeni filmi. 1800’lü yıllarda, uzak ve gizemli bir adada deniz feneri bekçiliği yapan iki adamın akıl sağlıklarını korumaya çalışmalarını aktaran film, gerilimin hâkim olduğu atmosferinde yer yer fantastik ve korku sapaklarına giriyor. Filmin en önemli özelliği ise dönemi tam olarak yansıtabilmek amacıyla 35 mm ve siyah-beyaz çekilmiş olması.

 

  • Krasue: Inhuman Kiss: Ülkemizde gösterime girme olanağı bulamayan Inhuman Kiss, Güney Asya kültüründe yer alan, gece olunca kafası bedeninden ayrılarak avlanmaya çıkan Krasue adı verilen bir canavarı içeren efsaneye dayanıyor. Tayland’ın 2019 Oscar aday adayı olan film, Netflix’in Türkiye platformunda yer almasa da diğer ülkelerdeki platformlarında izlenebiliyor.

About The Author

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.

Related Posts