ASTRAL SEYAHAT (2019)

“Can Bedenden Çıkmayınca”

İgamedya ve Dada Vision ortaklığında çekilen Astral Seyahat filminin yönetmen koltuğunda Lanetli Anahtar (2016), Kafir: Cuhenna Cin Kabilesi (2018) filmlerinin de yönetmenliğini yapan Hasan Gökalp bulunuyor. Senaryosu diğer filmlerinde de olduğu gibi Hasan Gökalp’e ait olan filmin görüntü yönetmenliğini Kafir: Cuhenna Cin Kabilesi (2018) filminin de görüntü yönetmenliğini yapan Emre Karadaş üstlenmiş. Filmin sanat yönetmenliğini Sinsiran: Yasak Aşk (2017) ve gösterim tarihi alıp ertelenen gerilim filmi İstasyon’un da sanat yönetmenliğini yapan Yaşar Özakoğlu yapmış. Müzikleri ise geçen yıl gösterime giren Sandık filminin de müziklerini yapan Mustafa Yazıcıoğlu’na ait olan filmin oyuncu kadrosunda ise Pervin Abiyeva, Büşra Acar, Kübra Kılınçkaya, Elif Çapkın, Lerzan Sayhan, Murat Dada, Çağdaş Tekelioğlu, Metin Gökçe gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusuna gelecek olursak; Aslı, Ece ve Çiğdem isimli üç kız arkadaş tüm dünyada popüler olan astral seyahat konusuyla ilgilenmeye başlar. Bir süre uğraştıktan sonra astral seyahat yapmayı başaran genç kızlar, bedenlerinden ayrılan ruhlarını yeni keşfettikleri, dünyadan farklı boyutların rengarenk sokaklarında hayranlık ve şaşkınlık içinde dolaşırlar. Bunu zaman zaman yapmayı alışkanlık haline getiren kızların başına hiç ummadıkları şeyler gelecektir.

Bilinçli ya da bilinçsiz olarak ruhun bedenden geçici olarak ayrılarak gitmek istediğiniz yere bedensiz olarak seyahat etme anlamına gelen astral seyahat, yurtdışında Cell (2000), Insidious (2010), Insidious: Chapter 2 (2013), Astral (2018) gibi filmlerin içerisinde geçmekle birlikte Türk korku sinemasında ise El-Cin (2013), Dabbe: Zehr-i Cin (2014), Magi (2016), Bezm-i Ezel (2017) gibi filmlerde cinlerin boyutuna geçiş amacıyla kullanılmış olsa da, Türk korku sinemasında ilk kez bu yapımda parapsikolojide geçtiği gibi cinlerin boyutuna geçmek amacıyla değil de farklı boyutların güzelliklerini seyretmek adına bir arkadaş grubu tarafından yapılan bir eylem olarak kullanılmıştır.

Gökalp’in önceki filmlerine bakıldığında hayli yol kat ettiğini görmek mümkün. Mekân tasarımından oyuncuların büyük kısmının performanslarına, makyajlardan çekimlere değin amatörlüğün hissedildiği önceki filmlerine kıyasla Astral Seyahat’in sanat yönetimi, çekim kalitesi ve oyuncuların performansları sınıfı geçmeye yetiyor. Filmin başrol oyuncusu Pervin Abiyeva’nın, korku sahneleri dışındaki sahnelerdeki oyunculuğu; rol arkadaşlarına nazaran biraz zayıf kalırken, korku atmosferi içerisindeki performansıyla bu eksikliğini kapatıyor. Abiyeva dışında, başta üç hafta önce gösterime giren Kulyas: Lanetin Bedeli ve geçtiğimiz yıl vizyona giren Kafir: Cuhenna Cin Kabilesi filmlerinden hatırlayacağımız Kübra Kılınçkaya olmak üzere oyuncuların performansları oldukça gerçekçi. Senaryoda bu bağlamda akıl karıştıran tek nokta ise karakterlerin zenginliği. Herhangi bir mesleğe sahip gibi görünmeyen, sürekli lüks mekânlarda buluşan, hiç işe gitmeyen ve müstakil villalarda yaşayan bu karakterlerin nasıl bu zenginliğe sahip oldukları ya da ailelerinin bulunup bulunmadığına dair bilgi bulunmayışı filmi senaryo bazında biraz eksik bırakıyor. Fakat bu handikabı da ana karakterlerin geçmişlerine hiç odaklanmayıp sadece mevcut anda yaşadıkları korku ve gerilim atmosferine yoğunlaşarak bertaraf ediyor. Zira hızlı akan olaylar zinciri içerisinde izleyici bu gibi detayları düşünmeye fırsat bulamıyor; karakterlerin içinde bulunduğu atmosferlere eşlik ediyor. Aynı zamanda karakterlerin evlerindeki dekor ve fotoğrafların da özenle çalışılmış olması izleyici için bir sorgu mekanizmasının çalışmasını engelliyor.

Filmde yer alan olumsuz noktalara değinecek olursak; sahne geçişleri sırasında bazı sahnelerin fazla uzun tutulmuş olması ve kadın medyumun neredeyse herkesin evinde bulunan plazma küre ile oynaması. Plazma küre görsel olarak hoş dursa da medyum karakterinin buna dokunarak herhangi bir medyumik çabada bulunması biraz yapay duruyor. Diğer sahnelerde yer alan makyaj ve görsel efektler iyi olsa da Semum (2008) gibi filmlerde de karşımıza çıkan cehennem gibi farklı boyutların görünümünün bulunduğu sahneler fazlaca bilgisayar oyunu görünümünde ve amatörce kalmış.

Sonuç olarak Astral Seyahat; birkaç küçük kusur barındırsa da Türk korku sinemasında bu konuyu ana odağına alan ilk film olarak, oyuncuların başarılı performanslarının da etkisiyle sınıfı geçiyor.

Not : 6,5 / 10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.