AZEM 4: ALACAKARANLIK (2016)

“Büyünün Diyeti Er Geç Ödenir”

Yapım şirketi Retropro’nun çağrılarıyla, kendilerine ulaştırılan gerçek olay anlatılarının, gerçek mekanlarında çekilmesiyle tamamlanan ünlü serinin dördüncü filmi Azem 4: Alacakaranlık, diğer filmlerde olduğu gibi bir ev ve cin-büyü ekseninde oluşturulmuş. Yönetmen koltuğunda bu kez Volkan Akbaş’ın bulunduğu filmin senaryosu ise Volkan Akbaş ve Özgür Akbaş’a ait. Filmin müzikleri serinin diğerlerinde de olduğu gibi Demir Baran Kutlu imzasını taşıyor. Başrollerde Sibel Curciali, Okan Has, Reyhan İlhan, Aynur Aykut, Alaaddin Sakar ve Mert Ünsal bulunuyor.

Filmin konusuna gelince; yeni evli bir çift olan Fatih ve eşi köyde Fatih’in babasına ait evde yaşamaktadırlar. Fatih’in annesi akrabalarıyla yaşadığı sürtüşmeler nedeniyle yıllar önce köyden ayrılıp şehre gitmiş, yaşamını orada sürdürmektedir. Fatih’in annesinin ani bir kararla köye ziyarete gelmesiyle, Fatih ve eşi kendilerini tuhaf olayların ortasında bulurlar.

Film karanlık ormanda yürüyen bir kadın ve bir erkeğin takip edilmesi ve bu takip sırasında yaptıkları büyü ritüeline dair bilgilerle başlıyor. Sonrasında yer alan jenerik sırasında detay çekimlerle görülen makinalar ve fabrika görüntüleri filmin bu mekanda gerçekleşeceği hissi yaratsa da, açılışın yapıldığı fabrika film boyunca bir daha izleyicinin karşısına çıkmıyor. Filmde batıl inanç olarak aynanın üzerinde bir hayli durulmuş. Etkileyici olacağı düşüncesiyle sahnelerden birinin kırık aynanın yansıması üzerinden çekilmesi ise izleyici açısından kırık bir kamera objektifiyle çekildiğinin düşünülmesi dışında bir etki yaratmıyor.

Azem 4: Alacakaranlık filmindeki oyuncuların performansları maalesef sınıfta kalıyor, oyunculukların yapaylığı korku sahnelerinin yükselmesini önlüyor. Alkarısı, Siccîn 2, Üç Harfliler 2: Hablis vs. gibi birçok Türk korku filminde kullanılan korku sahnelerinin tekrar çekimlerini andıran bu sahneler izleyicide aynı tadı bırakmıyor. Seyirci ister istemez daha önce hangi filmde buna benzer bir sahneyi izlediğini hatırlamaya çalışıyor ve bu durum izleyicilerin filmden sık sık kopmasına neden oluyor. Bu korku sahnelerinin zayıf kalmasının bir nedeni de, müzik sesinin birkaç istisna sahne haricinde neredeyse geri plandan hiç eksilmemesi. Sessizliğin ürperticiliğine sığınmak yerine müzik ve ses efektlerinin ardına sığınılması, izleyici açısından korkunun önüne geçiyor. Film found footage türünde olmamasına rağmen, birçok sahnenin el kamerasıyla çekilmesi ve kameranın sürekli titreşmesi, izleyiciler açısından oldukça rahatsız edici bir seyir yaratıyor.

Filmin hikayesi yaratıcı olacakken senaryonun zayıflığı ve gereksiz birçok sahnenin bulunması, filmi izleyici açısından sıkıcı bir hale getiriyor. Hatırlatmaya yönelik kısa olarak geçiştirilmesi gereken sahneler gereksizce uzun uzun ve tekrar tekrar gösteriliyor. Azem 4: Alacakaranlık‘ta oldukça sıkıntılı mantık hataları da bulunuyor ancak filmin finalinde yaratılmaya çalışılan ters köşenin etkisini yok etmemek adına bu mantık hatalarını sıralamayacağım. Bununla beraber, filmi izleyenlerin bu mantık hataları nedeniyle kafalarında soru işaretleriyle salondan ayrılmaları olası. Sonuç olarak film, serinin en zayıf halkası olarak nitelendirilebilir.

Not : 4/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.