CEBERRUT (2016)

“Hayalet korkutur, Cin çarpar”

Özgür Yelence’nin ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu Ceberrut filminin çekimleri İstanbul Tuzla’da 3 haftada tamamlanmış. Gençlik filmi havasıyla başlayan filmin başrollerinde Merve Akaydın, Tolga Demircan, Ayşegül Kaygusuz, Seyit Alp Navruz ve Özgür Yelence bulunuyor. Özgür Yelence’nin canlandırdığı akademisyen filmin tüm yükünü omuzlamış. Emlakçı karakterine Sinan Bengier hayat verirken, mahalledeki tanıklar arasında Gece Yolcuları grubunun solisti Ediz İlhan da bulunuyor.

Filmin konusu oldukça tanıdık. İnternet fenomeni olmak için Youtube’ta video yayınları yapan dört üniversiteli genç, çektikleri videolarla bir türlü istedikleri sonuca ulaşamıyorlar. Yeni videolar çekmek için internet araştırması yapan gençler, geçmişte bir villada yaşanmış enteresan bir hikayeye rastlıyorlar. Fenomen olmak için, yaşanan trajik hikayenin iyi bir malzeme olacağını düşünerek, hocalarının da yardımıyla villayı kiralıyorlar. Birkaç gergin görüntü çekmek isteyen gençler, kendilerini bu villada hiç ummadıkları korku dolu olayların içinde buluyorlar.

85 dakikalık filmin ilk yarısı bir grup gencin sosyal medyada fenomen olmak için çabalamalarını ele alarak adeta korku taşlaması havasında ilerliyor. Bu durum filmin ilk yarısının oldukça keyifli ve eğlenceli geçmesini sağlıyor. İkinci yarıda ise paranormal olayların başlaması ve evde kapana kısılmalarıyla korku filmine geçiş yapılıyor. Özgür Yelence’nin Korcan Evin’le yaptığı röportajda da belirttiği gibi ( Röportaj) filmin gerçek bir hikayeden yola çıkılarak, olayın geçtiği evde çekilmiş olması; bir anlamda film içinde film durumunu yansıtıyor.

Filmin en büyük artısı ilk kez bir Türk filminde iki korku unsurunun birlikte kullanılmış olması; cin ve hayalet. Daha önce Cehennem 3D ve Münafık filmlerinde bu iki unsur beraber kullanılmış olsa da, diğer filmler cin unsuru ile başlayıp hayalet unsuru ile sonuçlanmış olmalarıyla Ceberrut‘tan ayrılmaktalar. Hıristiyan ve İslam inançlarını dolayısıyla da hayalet ve cini bir arada başarıyla harmanlamış olmasıyla Ceberrut diğer Türk korku filmlerinden ayrılıyor.

Filmin bir diğer özelliği de İslami referanslara çok değinilmeden, Türk korku sineması kalıplarının dışına çıkmış olması. Bu bağlamda halihazırda gösterimde olan Çağrılan‘la aynı düzlemde yer aldıklarını söylemek mümkün. Filmde büyü ya da cin çıkarma gibi ritüeller bulunmuyor ancak halk inanışlarında yer alan nefes darlığı, cin çarpması gibi unsurlar kullanılmış. Çağrılan filmine göre buluntu film özelliğinin oldukça az kullanılmış olması, filmlerin aynı temayla başlasa da nasıl farklı ilerleyebileceğini gösteriyor. Gerilimin arttığı sahnelerde müziklerin yükselmesi, gerilimin azalmasına yol açsa da, genel olarak filmin başarılı bir senaryoya sahip olduğunu belirtmekte fayda var. Oyunculuklar bazı sahnelerde düşse de, genel olarak taşlama ve korkunun harmanı, oldukça seyredilesi bir film ortaya çıkarmış.

Not : 6/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.