CİNNET (2019)

“Tanıdık Bir Korkunun 2019 Sürümü”

Taff Pictures yapımcılığında çekilen Cinnet filminin yönetmen koltuğunda D@bbe (2006), Konak (2009), Cehennem 3D (2010), D@bbe: Bir Cin Vakası (2012), El- Cin (2013), D@bbe: Cin Çarpması (2013), D@b6e (2015), Azazil 2: Büyü (2016) gibi filmlerin kurgularını üstlenen Aytekin Birkon bulunuyor. Fatih’in Fedaisi Kara Murat (2015)’ten sonra ikinci yönetmenlik denemesi olan Birkon, yönetmenliğini üstlendiği ilk filmde olduğu gibi Cinnet’te de senaryoyu kendisi üstlenmiş. Görüntü yönetmenliğini Sezgin Denkçi’nin yaptığı filmin oyuncu kadrosunda ise Yeliz Akkaya, Ufuk Kaplan, Emre Başer, Nicholas Facey, Demet Şaşmaz Levi, Bülent Keser, Selin Selvi, Osman Toprak Bayraktutan gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu bir sabah kendisini kocasını öldürmüş şekilde bulan fakat olanlara dair hiçbir şey hatırlamayan Nida’nın bu cinayetin arkasındaki gerçeği ortaya çıkarma çabası oluşturuyor. Huzurlu bir aile hayatı ve küçük bir kızı olan Nida, bir gece cinnet geçirerek çok sevdiği kocasını vahşi bir şekilde öldürür. Sabah olduğunda, kocasının cesediyle karşılaşan ve önceki geceye dair hiçbir şey hatırlamayan Nida; cinayet videosunun internette dağıldığını öğrenince kendini temize çıkartmak için kaçar. Problemi kendi zihninin derinliklerinde ararken aslında bütün işaretler, ona musallat olan korkunç bir cini göstermektedir.

Şimdiye dek Taff Pictures’ın bünyesinde yer alan Taff Korku etiketindeki filmler Hasan Karacadağ yönetmenliğinde çıkmıştı. İlk olarak ismi Cinn@ şeklinde lanse edilen Taff Pictures’ın yeni yapımı bu yüzden 2015 yılından bu yana 7. filminin beklendiği D@bbe serisinden bir film olarak düşünülse de bir süre sonra yönetmenin Aytekin Birkon olduğu açıklandı. Ancak halen afişlerde künye bilgileri tam verilmezken, Karacadağ hayranları beklentileri boşa çıktığı için filme baştan sırt çevirme eğilimi içerisine girdi. Keza Taff Korku’ya ait sosyal medya hesaplarına bakıldığında en son Magi (2016) filmiyle ilgili paylaşımlar olduğu, sonrasında ise Cinnet filmine geçildiği, dolayısıyla da şimdiye dek yalnızca Karacadağ’ın filmlerini gören ve bu nedenle de takibe alan kitlenin beğenilerinin, Cinnet’in yönetmeni açıklandıktan sonraki düştüğü net olarak görülebiliyor.

Video-korku, bilgisayar-korku üzerine özellikle 1980’li yıllardan itibaren başlayan akım, internet-korku olarak zamanla kendini şekillendirdi. Bu birlikteliğin korku sinemasındaki en dikkat çekici örneklerinden biri olan, Stephen King’in öyküsünden uyarlanan Lawnmoverman (1992) sonrasında giderek yükselişe geçen, özellikle deepweb’e olan ilginin artmasıyla son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkan Antisocial (2013), Unfriended (2014), The Offering (2016), Friend Request (2016), Cam (2018), Unfriended: Dark Web (2018) gibi hayaletlerden cadılara, zombilerden kıyamete değin birçok konu bu minvalde senaryolaştırılarak izleyiciyle buluştu. Yine internet ile korku bağlamında kıyamet senaryosunu işleyen 2001 yapımı Kairo ve onun uyarlamasıyla 2006 yılında Türk sinemasına girerek kült haline gelen D@bbe sonrasında Amerikan versiyonu Pulse (2006)’ın da gösterime girdiğini ve Amerikan Pulse’ın seriyi üçlediğini de eklemekte fayda var.

Gelelim Cinnet’e… Film, sloganında olduğu gibi “eski korkularımızı güncelleyen” ancak yeni olmayan bir hikâye ile karşımıza çıkıyor. Yönetmen Birkon’un, yıllar boyunca Karacadağ ile çalışmış olmasının verdiği etkiler ses efektlerinden tek göz çizimlerinin kullanımına, internetten bilgisayarın tekinsizliğine kadar derinden hissediliyor. Film için bu açıdan bakıldığında 2006 yapımı Karacadağ’ın ilk uzun metraj filmi D@bbe’nin “güncellenmiş” versiyonu diyebiliriz. Keza din ile bilim çatışması da filmin başından sonuna dek seyircinin yakasını bırakmıyor.

Filmin mekân tasarımları oldukça göz dolduruyor. Daha önce Kabuslar Evi serisinden ve Sahipli dizisinden de hatırlayacağımız “konak” filmin merkezine yerleşirken, mekânın odalarının tasarımındaki dağınıklık ve branda naylonların ön cephede yer alması D@bbe (2006)’yi anımsatıyor.

Cinnet çekim kalitesinden makyajlara, renklendirmeden oyunculuklara değin sınıfı geçmeyi başarıyor. Selin Selvi ve Yeliz Akkaya başta olmak üzere oyuncuların performansları inandırıcı ve başarılı. Cinnet hali ve psikolojik durum oldukça başarılı biçimde verilirken, bir yandan ilerleyen polisiye ve bilimkurgu da aynı ölçüde başarıyla yansıtılıyor. Ancak bazı sahnelerin hızlı geçiştirilmesi filmin handikapı. Yönetmen Birkon birçok şeyi filme sığdırmaya çabalarken bazı kısımları hızlı geçmek zorunda kalmış. Sahneler ara ara oldukça yavaş bir tempoyla ilerlerken, filmin sonralarına doğru aceleyle akan sahneler arasında seyirci adeta bombardımana uğruyor.

Sonuç olarak Cinnet; hikâyesi bilindik olduğu ve izleyicilere yeni bir şey sunmadığı halde, başarılı ve farklı sinematografisiyle Türk korku sineması sevenlere iyi bir seyir keyfi vaat ediyor.

Not : 7,5 / 10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.