GECE SEANSI (2016)

“Kaçış Evinde Bir Gece”

İstanbul Kadıköy’de bulunan Kaçan Kaçana Voodoo Korku Evi’nde çekimleri gerçekleştirilen Gece Seansı filminin yönetmenliği, yapımcılığı ve senaristliği Gürdoğan Güvendiren’e ait. Filmin görüntü yönetmenliğini Tolga Sert yaparken, müzikler Eren Eralp imzası taşıyor. Filmin başrollerinde Kıvanç Başkan, Merve Engin, Erçin Işık, Birgen Engin ve Erdem Irmak bulunuyor.

Son yıllarda sayısı oldukça artış gösteren Evden Kaçış Oyunları’nı merkezine alan film, başlangıçta yer alan bar sahnesi dışında tek mekanda geçiyor. Gece eğlencesine devam etmeye karar veren bir grup gencin, kaçış temalı oyun evlerinden birinde gece seansının randevusunu alıp oyuna başlamalarıyla ilerliyor. Oyun sırasında ipuçlarını ararken gruptakilerden birinin parmağına batan iğne nedeniyle akan kan, voodoo bebeğine damlayınca eve ait lanet serbest kalır ve lanetin serbest kalması ile oyun gerçeğe dönüşür. Gençler için evden kaçış oyunu gerçek bir yaşam mücadelesi haline gelirken, eğlenmek için girdikleri bu evden çıkmaları tahmin ettikleri kadar kolay olmayacaktır.

Gece Seansı‘nda yer alan makyajlar orta kıvamda seyrederken, çekim kalitesi oldukça başarılı. Ancak oyuncuların performanslarının yapaylığı, izleyicileri ilk dakikadan itibaren filmden koparıyor. Filmde yer alan özel efektler de maalesef yetersiz kalıyor. İlk yarı sırasında filmin kahramanları oyunun ipuçlarını ararlarken, korku ya da gerilim beklenen ölçüde seyretmiyor. İkinci yarıda ise korku ve gerilimin doz arttırması beklenirken maalesef tempo git gide düşüyor ve seyirci senaryoyu kendisi yazmışçasına hikayenin ilerleyişini adeta esneyerek takip ediyor.

Gece Seansı‘nda Batı’daki kötü ruh kavramı ile Doğu’da yer alan cin kavramının karşı karşıya getirilme çabası takdir edilesi bir durum yaratsa da, Afrika’dan ithal voodoo ayini bu karşılaşmanın büyüsünü bozuyor. Ayrıca filmde bu unsurları birleştirme çabaları içerisinde göz ardı edilen birçok soru işareti ve mantık hatası  da bulunuyor. Bu soru işaretlerinin en can alıcısı ise filmde yer alan kaçış evinin geçmişi ve lanetiyle ilgili bilgiler. Bununla beraber filmde farklı coğrafyalara ait, farklı büyü türleri herhangi bir bağlantı olmaksızın birbirinin içine geçiyor, bu da Gece Seansı filmine özel yeni bir büyü türü ortaya çıkarıyor(!).

Amerikan korku filmleri konseptiyle başlayan filmin, İslami Türk korku filmlerine dönüşümü ise oldukça hızlı ve izleyici açısından yetersiz. Başlangıçta herhangi bir dini söylem içermeyen ve bu doğrultuda ilerleyen filmin finaline yaklaşılırken İslami inanç argümanlarına yöneliniyor.

Sonuç olarak farklı bir film izlemek isteyenler için bir seçenek olarak değerlendirilecekse, beklentilerin fazla yüksek tutulmaması gerektiğini belirtmek gerek.

Not : 4/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.