GOD vs EVIL – TANRI İLE ŞEYTANIN EZELİ SAVAŞI

“TANRI-ŞEYTAN SAVAŞINA DAİR AMERİKAN KORKU FİLMLERİ”

En temel korku, dinsel inançlar ışığında var olan kültürel korkulardır. Sinema, insanoğlunun duygularının ve düşüncelerinin aktarımının günümüzde en yaygın ifadelerinden biri olarak, yedinci ve son sanat dalıdır. Dolayısıyla sinema inançsal korkuları da yansıtan bir ayna konumundadır. Korkular kültür ve inanç doğrultusunda şekillenmektedir. Sinemada seyircilerin en sık karşısına çıkan korku türü ise doğaüstü korkulardır. Doğaüstü korkularda mutlaka şeytaniliğin karanlığı yani kötü doğaüstü güçler ile Tanrı’nın ışığının yani iyi doğaüstü gücün çatışması konu edinilmektedir.

Evreni oluşturan her şey karşıtlıkları ölçüsünde var olagelmiştir. İlk insanlardaki pagan inanışlar da günümüzde milyarlarca insanın inandığı semavi dinler de iyi ile kötü yani Tanrı ile Şeytan’ın karşıtlığı üzerine kurulmuştur. Tanrı ışık dolu, zarif, iyi olan her şeyi temsil ederken Şeytan karanlık, kaba, kötü şeyleri bünyesinde toplamaktadır. Her inançta kötülüğün kaynağı değiştiği gibi, kötülüğün kaynağının yardımcıları da değişkenlik göstermektedir.

Korku bir tür olarak Hollywood tarafından güçlendirilmiştir. Dolayısıyla Hollywood tarafından sıklıkla üretilmeye devam etmektedir. Amerika’daki yaygın din Hıristiyanlık olduğundan, korku filmlerinde kurtuluş için başvurulan din, Hıristiyanlıktır. İncil’den okunan ayetler şeytan-cin çıkarma için, haç ise vampir ya da kötücül ruh ya da ifrit için kullanılan bir silah konumundadır. Her ne kadar korku filmleri halihazırda muhafazakar bir tutum içinde değerlendiriliyor olsa da, doğaüstü korku filmlerinde okunan incilden bölümler, kullanılan haç ve kutsal sular Hıristiyan inancının kurtuluşunun yolu olduğunun gösterilmesi açısından çok daha didaktik görünmektedir.

Tanrı-Şeytan Savaşına Dair Amerikan Korku Filmleri

Doğaüstü korkular içerisinde vampirden zombiye, kurtadamdan hayalete kültürden kültüre değişiklik gösteren birçok unsur bulunmaktadır. Ancak dini belge ya da söylevlerin ağırlıklı olduğu filmler kendi içerisinde bölümlere ayrılabilmektedir; lanetli ev, lanetli nesne, şeytan girme / şeytan çıkarma, büyü ve cadıcılık, kıyamet, anti-İsa. İyi ile kötünün savaşı esasına dayanan bu filmlerde iyi Tanrı’yı temsil ederken, kötüyü ise şeytani olan temsil etmektedir. Film önerileri Hıristiyan dini didaktizmi içeren filmler arasından seçilmiştir.

Lanetli Ev Filmleri

Lanetli ev korkularına baktığımızda korku kaynağı şeytani, kötücül doğaüstü güçtür. O evde daha önce yaşamış biri ya da birilerinin ruhu, başka boyutlara açılan kötücül bir boyut kapısı gibi unsurlar lanetli ev temasının başlangıç noktalarıdır. Eve yeni taşınan aile ya da karakter bir sorun olduğunu fark etmeye başladığında bir rahibe başvurmakta, rahip tarafından evin kutsanması işlemi uygulanmaktadır. Rahibin eve geldiğinde kötü gücü hissetmesi ve ondan korkması ise seyircinin daha fazla korkmasını sağlamaya yönelik bir konumlandırmadır. Rahibin bile korktuğu bir güçten bu aile kendini nasıl koruyacaktır? Bu filmlerde başvurulan diğer bir karakter ise metafizik uzmanı ya da medyumlardur. Ailede çocuklar ve anne evde bir sorun olduğunu fark ederken, baba karakteri genellikle realist bir tutum sergileyerek doğaüstü olayları reddetmektedir.

Lanetli evlerin ve kötü ruhların bolca kullanıldığı 80’li yıllara ait korku filmlerinde önce bilimden medet umulmakta, sonra ise din ve inançtan başka hiçbir kurtuluş yolu olmadığının altı çizilmektedir. Filmlerin sonunda canavar yenilgiye uğratılsa dahi son bir sahne ile canavarın halen yaşadığının ve bu olayların devam edeceğinin sinyali verilmektedir.

Öneriler;

The Haunting (1963)

The Amytville Horror (1979)

Poltergeist (1982)

Lanetli Nesne Filmleri

Yeni taşınılan evin lanetinin kaynağı olan nesne, müzayededen alınan bir antika ya da antik çağlara dayanan bir takı olabilmektedir. Lanetli nesne filmleri direkt nesnenin geçmişinin anlatımıyla başladığı gibi, yeni taşınılan evin lanetli olduğu gibi bir aldatmaca ile de kurgulanabilmektedir. Söz konusu nesne genellikle bir büyü yoluyla lanetlenmekle birlikte genellikle oyuncak bebek, kukla, kolye, kitap, yüzük ya da farklı bir oyuncak olarak kullanılmaktadır. Daha çok kadınlar tarafından harekete geçirilen kötülük, devam filmlerinde başka birileri tarafından tekrar canlandırılmayla harekete geçmektedir. Kişinin bedenine şeytan-cin girmesi lanetli bir nesne yoluyla da gerçekleşebilmektedir. Lanetli nesne kötücül bir ifrit ya da ruh barındırıyorsa, kötülük şeytan-cin çıkarma ile veya nesnenin yok edilmesiyle durdurulabilmektedir.

Öneriler;

The Possession (2012)

The Conjuring (2013)

Annabelle (2014)

Şeytan Girme / Şeytan Çıkarma Filmleri

Anti-İsa filmlerinde olduğu gibi Hıristiyan ve İslam inançlarında ortak şekillenen korku unsurlarından biri de exorcism yani şeytan-cin çıkarmadır. Senaryolar, İncil’de geçen İsa’nın cin çıkarma ritüelleri ve Kur’an-ı Kerim’de geçen cin adlı varlıklar hakkındaki bilgiler ışığında şekillenmektedir. Genellikle inançsız kişilerin inanca sığınmasıyla sonuçlanan bu filmlerde, Hıristiyan inancına dair didaktik dil baskındır. Ortaçağ engizisyon dönemlerinden günümüze değin birçok kadın ve erkeğin ölümüne neden olan bu korku unsuru da dini bilgiler ve belgeler üzerinden kurgulanmakta ve çoğunun gerçek olaylardan esinlenerek çekildiği filmin başında belirtilmektedir. Exorcism temalı çok sayıda film her sene Hollywood tarafından üretilmiş ve üretilmeye devam etmektedir.

Öneriler;

Exorcist (1973)

Stigmata (1999)

The Exorcism Of Emily Rose (2005)

Şeytan ve İfritler

Tüm kültürlerde ortak bir inanış olan şeytan ve ifritler, kültürden kültüre farklı adlarla anılsalar da, özellikleri ortaktır. Görülmeyen doğaüstü güçlerin kötü olanları genellikle ifrit olarak bilinmektedir. İslami inançta cin; Hıristiyan toplumlarda demon gibi adlarla anılmaktadır. Filmlerde lanetli bir nesnenin kullanımı ya da bir boyut kapısının açılmasıyla ortaya çıkan ifritler, film bitiminde etkisiz kılınsa da film tekrar dirileceğinin sinyalini vererek sona ermektedir.

Öneriler;

The Entity (1982)

The Order / Sin Eater (2003)

Insidious (2011)

Cehennem

Hıristiyan, Musevi ve İslami inançlarında ortak olan bir diğer korku unsuru ise cehennemdir. Cehennem her inançta insanların günahlarının hesaplarını vereceği ateş ve acı dolu bir yer olarak tasvir edilmektedir. Korku filmlerinin doğaüstü unsurlar barındıran büyük bir çoğunluğunda cehennem kapısının açılması ve cehenneme ait ifritlerin dünyaya geçmeye çalışması konu edilmektedir. Ancak bu filmlerde cehennem görüntüsü kullanılmamaktadır. Cehennemin en iyi tasviri Hellraiser (1987) filminde olmakla beraber iyi-kötü çatışması bu bağlamda Hellraiser‘da bulunmamaktadır.

Öneriler;

Constantine (2005)

Cadı / Büyü

Cadı, büyü ve cadıcılık Avrupa’nın en eski korkuları arasında olmakla birlikte Ortaçağ Avrupa’sını kasıp kavurmuş, insanların ölümüne neden olmuştur. Afrika’dan dünyaya yayılan Voodoo, filmlerde en çok kullanılan büyü türlerinden biridir. Halen günümüzde beyaz büyü olarak adlandırılan iyi niyetli büyüler yapan ve Wiccan olarak adlandırılan insanlar bulunduğu gibi, kötü niyet barındıran büyülere Avrupa’dan Asya’ya, ülkemize değin neredeyse tüm kültürlerde başvurulmaya devam edilmektedir. Büyü ve cadı üzerine çekilen ancak Hıristiyan dini didaktizmi içermeyen The Craft (1996) filmi de izlemeye değer filmler arasındadır.

Öneriler;

Haxan (1922)

The Believers (1987)

Drag Me To The Hell (2009)

Kıyamet

Kıyamet tüm kültürlerde ortak olan bir diğer inanç olmakla birlikte alametleri kültürden kültüre değişkenlik göstermektedir. Kıyamete yönelik en önemli ortak inanç ise iyi güçlerle kötü güçlerin büyük bir çatışma yaşayacağıdır. Hıristiyan inancındaki en önemli kıyamet alametleri Anti-İsa yani Deccal, kızıl dolunay, ölülerin dirilmesi gibi işaretlerdir. George Romero’nun Night Of The Living Dead (1968) gibi herkesin zombiye dönüştüğü, bir grup insanın hayatta kaldığı filmler de bu bağlamda kıyamet filmleri kategorisinde de değerlendirilebilmektedir.

Öneriler;

The Seventh Sign (1988)

The Prophecy (1995)

Jeruzalem (2015)

Anti-İsa Filmleri

Hıristiyan ve İslam inançlarında ortak olarak geçmekte olan Anti-İsa yani Deccal filmleri bünyesinde Satanizm, ayin, büyü ve kıyamet korkularını da barındırmaktadır. Anti-İsa yani Deccal konusunu işleyen filmler aynı zamanda kıyamet temasını da içermektedir. Hıristiyan ve İslami inançta Anti-İsa kıyamet alametlerinden biridir. Bu tür filmlerde şeytani bir tarikat tarafından insan görünümünde doğurtulan çocuk, tarikat üyeleri tarafından desteklenerek büyütülmekte, bu durumu fark edenler tarafından da durdurulmaya çalışılmaktadır. İyi ve kötünün mücadelesinin yani Tanrı ile Şeytanın savaşının direkt hissedildiği, dini bilgi ve belgeler üzerinden kurgulanan filmlerdir.

Öneriler;

Rosemary’s Baby (1968)

The Omen (1976)

Devil’s Due (2014)

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.