GODS OF EGYPT (2016)

“Tılsımlı Nesnenin Peşinde”

The Crow (1994), Dark City (1998), I, Robot (2004) gibi unutulmaz filmlerin yönetmeni olan Alex Proyas’ın son filmi Gods Of Egypt; fantastik, mistik ve egzotik bir yer olarak hatırlanan ancak sürekli oluşan kaotik savaş ortamı nedeniyle Amerikan Sineması tarafından kötülük bölgesi olarak konumlandırılan Ortadoğu’nun üzerindeki ölü toprağını kaldırıyor. Amerikan Sineması sıklıkla kullandığı Yunan Mitolojisi tanrıları yerine bu kez Mısır Tanrıları ve Mısır Mitolojisi’yle seyircileri buluşturuyor.

Mısır Tanrıları filmiyle uzun bir süredir İslamofobi nedeniyle ötekileştirilen Ortadoğu eski mistik, egzotik ve fantastik imajına geri dönüyor. Yıllarca basında “Axis Of Evil” (Şeytanın ekseni) olarak nitelenen Ortadoğu, filmde görselliğiyle adeta seyirciyi büyüleyerek kendine çekiyor. Mısır tanrıları, filmin başrollerinde ünlü oyuncuların şahsında vücut buluyor. Kötülüğün tanrısı Seth’i Gerard Butler, iyiliğin gücü olan Horus’u Nikolaj Coster-Waldau, ikisinin arasında kalan aşk tanrıçası Hathor’u Elodie Yung, ölümlü kahraman Bek’i Brenton Thwaites ve büyük tanrı Ra’yı Geoffrey Rush canlandırıyor.

Filmin konusunu iyilik ve kötülüğün Mısır Mitolojisi’ndeki karşılığı olan Seth ile Horus’un savaşı oluşturuyor. Karanlığın acımasız tanrısı Seth, Horus’un taç giyme törenini basarak tanrı Osiris’i öldürür. Horus’un gözlerini yerinden çıkarır ve saklar. Gücünü gözlerinden almakta olan Horus güçsüz kalır ve Seth onu sürgüne gönderir. Böylece Seth Mısır tahtını devralır. Sevgi ve barışla yönetilen krallık, Seth’in başa geçmesiyle kölelerin eziyetle çalıştırıldığı, öldükten sonra diğer dünyaya geçiş için altınla ödeme yapılması gereken bir eziyet dünyasına dönüşür. Horus’a büyük bir inançla bağlı olan Zaya, Horus’un Seth’i yenerek tekrar eski düzeni geri getirebileceğine inanmaktadır. Bu inancıyla hırsız olan Bek’ten Horus’a yardım etmesini ister. Hırsızlıktan başka bir vasfı olmayan Bek, sevgilisi Zaya uğruna Horus’a yardım etmeye karar verir. Seth tarafından saklanan Horus’un gözlerini çalıp Horus’a geri götürmek için yola koyulur.

Troy‘dan Lord Of The Rings‘e, Indiana Jones‘dan The Mummy serisine kadar fantastik ve macera içeren filmlerdeki en heyecanlı sekansları bünyesinde birleştirmiş Gods Of Egypt. Yaratılan Mısır dünyasında bütün detaylar düşünülmüş ve bu detayların incelikleri özellikle dikkat çekiyor. Hem ölüler dünyasının hem de yaşayanlar dünyasının, Mısır mitolojisinin dikkatle incelenerek oluşturulduğu göze çarpıyor. 3D teknolojisi, filmin bazı sahneleri yerine filmin bütününe ustalıkla yerleştirilmiş. Bu bağlamda film seyirciler için görsel anlamda adeta bir şölen.

Filmin müziklerinde mistik Ortadoğu ezgileri kullanılmış. Bu durum Arabistan Geceleri ve Alaaddin masallarını zihinlere çağrıştırırken, tanrı Horus’a yardım eden ölümlü Bek’in hırsız oluşu da Alaaddin masalını bu bağlamda destekliyor. Öykü sonu tahmin edilebilir ve kahramanın yolculuğu üzerinden analiz edilebilir bir yapıya sahip olsa da, yaratılan dünya görülmeye değer. Yunan tanrıları yerine yeni bir mitolojiye kapılarını açmak isteyen tüm fantastikseverlere şiddetle tavsiye edilir.

Not : 8/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.