İLLET (2016)

“Hortlatan Ateist Cin”

Yapımcılığını, yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını Soner Acar’ın yaptığı İllet filminin çekimleri İstanbul Kemerburgaz’da gerçekleştirilmiş. Soner Acar aynı zamanda filmde olayları çözmeye çalışan komiser karakteriyle de izleyicilerin karşısına çıkıyor. Filmin oyuncuları ise Aydın Sidal, Taner Karamahmutoğlu, Gülçin Özlen, Can Ay, Engin Alkan ve Kübra Tutaç’tan oluşuyor.

Yıllar önce anne ve babalarını kaybeden Aydın ve Taner kardeşler ailelerinden kalma derme-çatma bir evde yaşamlarını sürdürmektedirler. Aydın’ın tek arzusu kardeşi Taner’i sevdiği kızla evlendirebilmektir. Bir gün aile dostları Can’ın kanser olan kardeşinin istemeden ölümüne sebep olurlar. Can, intikamını almak için Aydın’a büyü yaptırır. Aydın ve Taner için artık bir ölüm-kalım savaşı başlamıştır.

Öncelikle projenin amatör bir film olduğunu söylemek gerekiyor. Maalesef sanatsal kaygı olmaksızın; bir filmin bu bağlamda olmazsa olmazları durumundaki mekan tasarımı, ses, ışık, kostüm ya da makyaj gibi inceliklere gerek duyulmaksızın oldukça kabaca denilebilecek şekilde sadece ele kamera alınaraktan çekilmiş bir film. Bu yıl gösterime giren Mel-un ve Şeytan Papuçta ile yarışacak ölçüde estetikten uzak. Kısacası sinemanın bir sanat dalı olduğunu unutturan yapımlardan bir yenisi. Oyunculuklar çok zayıf. Filmin senaryosu gereksiz ve anlamsız diyaloglara boğulmuş. Filmin birçok sahnesi oldukça karanlık, zira bu sahnelerde kameranın ışığıyla çekim yapıldığı için oldukça başarısız bir sinematografi mevcut.

Yüzyıllardır ciddi bir ilim olarak üzerine araştırmalar yapılan büyü ve havas konuları birkaç tas, birkaç mum, biraz kan, sabun, iğne ve ipliğe indirgenmiş olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma yapılmaksızın oluşturulan bu büyü sahnesi kısa kesilirken, gereksiz uzunlukta olan abdest alma sahnesi izleyicilere başından sonuna değin kesintisiz sunuluyor. Filmde İslami söylem hissedilmekle birlikte, büyünün haram ve günah olduğu, din alimlerinin büyüden uzak durması gerektiği ve Allah rızası için yapılan işlerden para alınmaması gerektiği gibi alt metinler de aralara serpiştirilmiş.

İllet filminde Türk korku sinemasında Ölüler Konuşmaz ki (1970) filminden sonra ilk kez mezardan çıkan, halk deyimiyle hortlayan bir ceset bulunuyor. Cin musallatı nedeniyle ölüp gömüldükten 9 saat sonra hortlayan Aydın’ın, öldürdüğü kişiler tek tek cinlenerek diriliyor. Zombinin ısırışının virüs yaymasına benzer şekilde bir cin musallatı vakası işleyen İllet, belki daha estetik olarak üzerinde çalışılıp korku-komedi türünde çekilebilirmiş. Özellikle kefeni yırtarak mezardan hortlayan Aydın’ın, ateist(?) bir cin tarafından kontrol edilmekte olmasına karşın, çıplak kalmamak adına hemen üzerine bir pantolon geçirmesi oldukça gülümsetiyor. Ateistlerin özellikle de bir cinin çıplaklık gibi toplumsal, ahlaki bir değeri önemsemesi oldukça ilginç(!) Tüm bunlar değerlendirildiğinde film, korkutma ya da ürkütme işlevini gerçekleştirmek yerine oyuncuların yapaylığı, yetersizliği ve mantık hataları nedeniyle izleyicide gülümseme oluşturacak sahnelerle dolu.

Ürkmek ya da korkmaktan ziyade, 80’lerin B sınıfı korku filmlerini anımsatan görsel efektlerin serpiştirildiği bir film olan İllet’i tüm bunlara rağmen izlemek isteyenlere, filmin Türkiye’de yalnızca 3 lokasyonda gösterimde olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Not : 2/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.