İNTİKAM SOĞUK DUŞ (2020)

“Gümrah’ın İntikam Yolculuğu”

Uğur Film yapımcılığında, Bursa’ya bağlı İnegöl İlçesi’nde çekilen İntikam Soğuk Duş filminin yönetmen koltuğunda, önce Youtube’a yüklenen, sonrasında ise sinemalarda gösterilen İfrit (2019) ve Kâfir: Cuhenna Cin Kabilesi (2018) filmlerinde yardımcı yönetmenlik yapan, vizyona girmeye hazırlanan sinema filmi Me Nokta Ali (2019)’de ise ilk yönetmenlik tecrübesini gerçekleştiren Engin Akyıldırım oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Soner Buvan’ın üstlendiği filmde yer alan 3 şarkının söz ve besteleri ise filmin yapımcı ve senaristi Uğur Karakuzu imzası taşıyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Gümrah Tolu, Alpay Atilla, Sezen Aşırt, Hakan Türkyılmaz, Muhammet Toy, Murad Emirhan, Sefa Ok, Mustafa Duman, Nafiye Dinç, Eşref Avcıtürk, Hediye Erdoğan, Cem Özlük, Basri Sırtutan, Tuana Kazar, Sezin Bakır, Erol Taşçı gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu ailesiyle sıradan bir hayata sahip olan Gümrah’ın değişen yaşamı oluşturuyor. Gümrah, eşi ve çok sevdiği kızı Tuana ile köyde yaşayan kendi halinde bir insandır. Bir gün işten geldiğinde kızı ve karısını vurulmuş olarak bulur. Evden kaçan kişinin arkasından sıktığı kurşunlar nedeniyle hapse atılan Gümrah, kızı ve karısının mezarlarında huzurlu uyuyabilmeleri için intikam yemini etmiştir.

Birçok yerli korku ve gerilim filminde karşımıza çıkan teknik sorunlar bu filmde karşımıza çıkmıyor. Kurgu, çekim açıları gibi unsurlar olması gerektiği ölçüde yapılmış olmasına rağmen oyuncuların repliklerini unutmamak adına yapay diyaloglar kurmaları, seçilen şarkıların filmi gerilimden çok melodram havasına büründürmeleri gibi sorunlar önümüze çıkıyor. Filmin senaryosunda, Tuana’nın bebeğinin hapisten yeni çıkan Gümrah’ın eline nasıl geçtiğinin açıklanmaması gibi ufak tefek hataları olsa da genel manada başarılı, filmdeki teknik detayların ise yeterli olduğu söylenebilir. Ana oyunculardan çok, yan karakterlerin daha başarılı performans göstermeleri ise karakter üzerinden ilerlemesi gereken filmin oyuncuları tarafından yeterince karakterlerini sindirememelerinden kaynaklandığı düşünülebilir. Ellerindeki olanaklar dahilinde zengin-fakir, deli-yardımsever, köylü-şehirli gibi ayrımları hem mekânlar hem de karakterlerin giyimleri üzerinden vermeye dikkat edilen film, özellikle karakter hikâyelerinin temel dayanağı olan ‘kahramanın yolculuğu’ ilkelerini de neredeyse harfi harfine gerçekleştirerek ilerliyor. Devamlılık konusunda da türdeşlerine nazaran en ufak detayların dâhi gözetildiğini söylemek mümkün.

Keza, gene türdeşlerine nazaran çok uzun bir süresi olmasına rağmen neredeyse hiçbir sahnede tekrara düşmeyen, boş replik barındırmayan, prodüksiyonunun düşüklüğünü bilerek ve bu bilinçle altından kalkamayacağı sahneleri filmsel zaman prensiplerine dayanarak ilerleten, olay akışının hep yeniliklerle devam ettiği, finalinde ise kör göze parmak sokarcasına flashbackle dakika doldurmaya çalışmayan İntikam Soğuk Duş; yapılan bütün bu doğru işlerin yanında çok kötü bir afiş ve o afişle yarışır kötülükte bir fragmanla seyircinin karşısına çıkarak halihazırda 17 salonda gösterime girmenin dezavantajını daha da taçlandırmış durumda.

Son yıllarda karşımıza çıkan Mutlak Adalet (2014), Mahalle (2018), Kalpten Gerdanlık (2018), İstasyon (2018), Güzelliğin Portresi (2019) gibi yerli gerilim filmlerinin birçoğu halihazırda ülkemizde üçüncü sayfalarda görmekte olduğumuz olaylardan doğan intikam duygusundan beslendiği gibi, İntikam Soğuk Duş filmi de benzer bir tema ekseninde şekilleniyor. Benzer yapımlar arasından özellikle İstasyon (2018) filminde kızının intikamını almaya çalışan bir kadın üzerinden ilerlenilirken, doğum gününde öldürülme ve kızının oyuncak bebeğiyle dolaşılması benzer şekilde kullanılmıştı ancak İntikam Soğuk Duş bu iki unsuru çok da seyirciyi sıkmaksızın, hikâyenin ilerleyişi için kullanarak akıllı tercihler yapıyor ve bu nitelikleriyle de bir tık öne geçmeyi de başarıyor.

Sonuç olarak İntikam Soğuk Duş; amatör yapımlar arasından teknik açıdan başarıyla sıyrılan ancak Box Office’de yer aldığı gibi korku türünde değil gerilim türünde olan, hatta maalesef seçtiği müzik ve şarkılar nedeniyle gerilimden de dram ya da melodrama kayan ancak sınıfı geçmeyi de başaran yeni yerli gerilim filmimiz olarak dikkat çekiyor.

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.