KİKİ: LANET-İ CİN (2020)

“Amatörlükten Sıyrılsa da Kolaj Olmaktan Kurtulamıyor…”

EMA yapımcılığında çekilen Kiki: Lanet-i Cin filminin yönetmen koltuğunda, Cin Çeşmesi (2018), Kabus (2018), El Ummar (2018) filmlerinin senaristi ve oyuncusu olan; Kulyas: Lanetin Bedeli (2019) filminin ise senaristliğini üstlenen Mustafa Miraç Kaya oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Emre Karadaş’ın üstlendiği filmin müziklerinde ise Musallat 2: Lanet (2011), Üç Harfliler: Karabüyü (2016), Siccîn 3: Cürm-ü Aşk (2016), Siccîn 4 (2017) gibi filmlerin müziklerinde vokalistlik yapan Sonay Akçen’in imzası bulunuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Türkan Kılıç, Yaşar Aydınoğlu, Mustafa Miraç Kaya, Müzeyyen Paksoy, Fatih Hasanoğlu, Aykut Uzer, Ahmet Elbistanlı, Sinem Kayaoğlu, Elif Çapkın, Tuğba Bayrak, Seçkin Şahin, Kaan Soyluhan, İsmet Bilgi, Deniz Gül Demirbilek, Senay Gürsoy, Reyhan İlhan gibi isimler bulunuyor.

Film, ikinci eşinden olan kızı Elif’in hastalığına çare arayan Muzaffer’in, bu arayış sırasında bir medyuma başvurmasıyla gelişen olayları konu ediniyor. Aradığı mutluluğu görücü usulü yaptığı evliliğinde bulamayan Muzaffer, eşi Şenay ve iki çocuğunu bırakıp, yasak aşk yaşadığı Satı ile evlenir. Satı ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Elif, DMD hastasıdır. Ayrıca şizofreni hastası olan Elif, sürekli halüsinasyonlar yaşamaktadır. Kızının hastalığını kabul etmeyen Muzaffer, kızını bu durumdan kurtarmak için sürekli doktorlara başvurur fakat hiçbir sonuç almaz. Çareyi önce komşuları aracılığı ile tanıştığı astrolog Yeliz’de, daha sonra ise Yeliz aracılığı ile tanıştığı Bedir isimli medyumda arayan Muzaffer, Bedir’in kızı için son çare olduğuna inanmaktadır.

Kiki: Lanet-i Cin, yönetmen Kaya’nın 2018 yılında senaryosunu yazarak oynadığı Kabus filminin yeniden çekilmiş versiyonu. Hatta filmin sonunda “Kabus şimdi bitti” diyerek önceki filme diss atmayı da ihmal etmiyor. Önceki versiyona nazaran çekim kalitesi, makyajları, sanat yönetimi oldukça başarılı olan filmin, bu noktalarda öne çıkmasını sağlayan unsurlar ise bu alanlarda kendini kanıtlamış usta isimlerle çalışması. D@bbe: Bir Cin Vakası (2012), el-cin (2013), Üç Harfliler 2: Hablis (2015), Cin Kuyusu (2015), Alem-i Cin 2 (2019) gibi filmlerden tanıdığımız Sumru Aytaç’ın sanat danışmanlığı; el-cin (2013), Deccal (2015), Deccal 2 (2017), Alem-i Cin (2018), Alem-i Cin 2 (2019) gibi filmlerden tanıdığımız Nurhayat Özelçi’nin makyajları yapmış olması.

Kiki: Lanet-i Cin’in ilk versiyonu olan 2018 yapımı Kabus’ta olduğu gibi bu filmin de diğer başarılı Türk korku filmlerinden en etkileyici sahnelerden oluşan bir puzzle’a benzediğini söylemek mümkün. Dikkatli izleyiciler Musallat 2: Lanet (2011)’ten D@bbe: Cin Çarpması (2013)’e, Siccîn 2 (2015)’den Üç Harfliler 2: Hablis (2015)’e değin birçok filme benzer sahnelerle karşılaştıklarını fark edeceklerdir. Tabii ilk versiyon Kabus’u izleyenlerin de filmin finaline vakıf olmaları nedeniyle ters köşeye yatmaları pek mümkün olmayacaktır.

Oyuncuların performanslarına değinecek olursak; Tutsak (2018) filminde hatırlayacağımız Yaşar Aydınoğlu ve Türkan Kılıç, önceki filmde beraber oynadıkları kötü performanslarının bir tık üzerine çıkarak vasata yükselirken; Siccîn 2 (2015), Sekerat Son (2016), Azem 4: Alacakaranlık (2016), Tutsak (2019), Efsunlu: Kabirden Gelen (2019) gibi filmlerden anımsayacağımız Reyhan İlhan, performanslarına benzer şekilde ortalama olarak devam ediyor. Cin Tepesi (2018) filminde karşımıza çıkan, daha sonra ise Araf 3: Cinler Kitabı (2019) filminde cini oynayan Fatih Hasanoğlu, kariyerini bu şekilde diyalogsuz ama başarılı biçimde sürdürecek gibi görünüyor. Yönetmen Kaya ise maalesef filmin en zayıf halkası olarak vasatın altında kalıyor.

Sonuç olarak Kiki: Lanet-i Cin, çekim kalitesi, makyajları ve sanat yönetimi ile amatörlükten sıyrılsa da, özgün bir içerikten uzak, iki yıl önceki versiyonuyla yarışı kazanan ancak ona benzer şekilde başka filmlerden sahnelerden kolajlanarak oluşturulmuş bir yapım. Ancak amatör onca başarısız film sonrasında Türk korku severler için derin olmayan bir soluk niteliğinde…

Not : 6 / 10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.