LANETLİ ANAHTAR: CİNLERİN GAZABI (2016)

“Cinli Evde Tatil”

2015 yılında gazetelerde çıkan haberlerle adını duyuran Lanetli Anahtar‘ın çekimlerinin Amasya’da yapıldığı ve filmin başrollerinde ise Yaşar Alptekin, Ayfer Çalgıcı, Caner Toygar, Arif Selçuk, Elçin Atamgüç, Deniz Özbalcı, Ömer Uygul, Yasin Karadağ, Selda Çetin, Ahmet Özyavuz, Ayça Çam, Seyithan Namlı, Ebru Ergün, Ayhan Namlı, Osman Genç ve Aliekber Öztürk gibi oyuncuların yer aldığı duyurulmuştu. İgamedya Film’in yapımcılığını üstlendiği, Hasan Gökalp’in yazıp yönettiği Lanetli Anahtar: Cinlerin Gazabı filminin gösterime girerken açıkladığı oyuncu kadrosu ise  Zeynep Buse Kale, Ayça Büsküvütçü, Deniz Yalımcan, Zeynep Ülkü Kam, Mehmet Sabri Arafatoğlu, Koray Veral, Muhammet Durmuş Yılmaz, Ünsal Kızılkaya, Öznur Baykan, Sema Sevinç, Muhammed Oğuz Başar, Zeynep Aydın’dan oluşuyor. Ayrıca filmin yönetmeni ve senaristi olan Hasan Gökalp eski yazıları okuyabilen bir sahaf olarak filmde oyuncu olarak da karşımıza çıkıyor. Filmin çekimleri İstanbul Şile ve Amasya’da gerçekleştirilmiş. Filme ait facebook sayfasında paylaşılan fotoğraflarda yer alan bazı oyuncu ve sahneler gösterime giren filmde yer almıyor.

Filmde, tatile giden bir grup arkadaşın arabalarının yolda bozulması sonucu eski bir eve girerek geceyi geçirmeye çalışmaları konu ediliyor. Evin anahtarını arayıp bulan ve eve giren gençler, evin Hıristiyanlara ait olmasından rahatsız oluyorlar. Gece aralarından birinin kardeşinin ortadan kaybolması sonucu evi ve evin lanetini araştırmaya başlıyorlar.

Filmde kurgudan özel efektlere, oyuncuların performanslarından dekor ve mekana kadar her detay maalesef profesyonellikten oldukça uzak olarak göze çarpıyor. Karakterler arası diyaloglar fazlasıyla sıradan ve yapay bir şekilde oluşturulmuş. Lanetli Anahtar: Cinlerin Gazabı başından sonuna kadar mantık hataları üzerine kurulmuş bir senaryoya sahip. En fazla 10 senelik bir evin anahtarının ancak eski bir han kapısını açabilecek büyüklükte bir anahtar olarak gösterilmesinden, Voodoo bebeğiyle ev lanetlemeye hatta bunun papaz büyüsü olarak adlandırılmasına, ıssız bir orman içinde olarak yansıtılan evden bir anda köyün içerisine inebilmelerine değin mantıksız birçok durum filmin ilerleyişi içerisinde karşımıza çıkıyor. Filmde yer alan papaz karakterinin, kapısına kilit vurulmuş bir kilisenin kapısında konuşması ise ciddi bir dikkatsizlik örneği. Filmde birçok soru ise cevapsız bırakılmış ve gereksiz sahnelerle film uzatılmış.

İslami propagandanın ciddi bir şekilde yansıtıldığı Lanetli Anahtar: Cinlerin Gazabı, kullanılan müziklerden, cami görüntülerine değin pekçok detayı göze batacak şekilde içinde barındırıyor. Hatta bir diyalogda “Hiç mi arapça harf bulunmaz ya” gibi bir cümle var ki, ülkemizde resmi dilin Arapça olduğunu dahi düşündürtebilir. Ancak en büyük sorun, filmde Hıristiyanlık dininin yerden yere vurulması. Girdikleri lanetli evin Hıristiyanlara ait olduğu vurgusunun evin kapısına çakılmış kocaman bir haçla verilmesinden sonra, evde bulunan ikonaların (ikona: ortodokslarda İsa, Meryem veya ermişlerin tahta üzerine mumlu ve yumurtalı boyalarla yapılmış dini içerikli resimleri) şeytanın ve Deccalin işaretleri olarak nitelendirilmesi de, filmin ne denli yanlış bilgiler üzerinden ilerlediğini gözler önüne sermeye yetiyor. Papaz büyüsü (Süryanice dualarla yapılmaktadır ancak her papaz Süryani değildir) olduğuna inandıkları bu laneti gidermek adına bir kilise ve papaz bulmaya çabalamaları ise durumu daha da katmerliyor. Bir dini yüceltmek adına başka bir dini yerden yere vurmak yapılabilecek en büyük yanlışlardan biri; zira İslam dininde imanın şartlarından birinin “tüm peygamberlere ve kitaplara iman” olduğu akıldan çıkarılmamalı ve özellikle sanat konusunda din temelli bu tarz negatif ayrımcılıktan uzak durulmalı.

Sonuç olarak Lanetli Anahtar: Cinlerin Garezi, son dönemlerde gösterime giren acemice yapılmış ve sınıfta kalmış filmlerden biri olarak listedeki yerini alıyor.

Not : 2/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.