“Türk Korku Sinemasının Yeni Cin Kabilesi”

2017 yılında çekimlerinin İzmit’te başladığı duyurulan ancak oyuncuların seti bırakması sonucu askıya alınan Musabbar, 2018 yılında Gaziantep’te yeni oyuncularla tekrar çekildi. Büyük Galileo Film yapımcılığında çekilen filmin yönetmen koltuğunu Rotin Engin Tutuş ve Erdal Tutuş paylaşıyorlar. Görüntü yönetmenliğini Metin Kuru’nun üstelendiği filmin müzikleri Samet Önder Kök’e ait. Senaryosunu da Rotin Engin Tutuş’un kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda Mahmut Kemal Sarıaltun, Cemre Cansaatçı, Reza Mollazade, Emine Söyler, M. John Rashiddin, Barış Bayram Kesen, Mehmet Çağlar Atakçı, Sedef Seda Ekiztaş, Mustafa Diyar Demirsoy gibi isimler bulunuyor.

Film en yakın arkadaşının sevgilisine âşık olan bir adamın yaptırdığı aşk büyüsü üzerinden ilerliyor. Şahsenem ve Emre, üniversiteden arkadaşları olan grupla bir kutlama gecesi düzenleyerek evleneceklerini açıklarlar. O gece Şahsenem’in aralarından birini öldürmesiyle birlikte kendilerini açıklanamaz ve içinden çıkılmaz olaylar silsilesinin içinde bulurlar.

 

Aksaklıklar nedeniyle çekimleri bir yıl kadar ertelenerek yeni oyuncularla tekrar çekilen filmin basın bültenlerinde karşımıza çıkan konusu ise filmin belkemiğini oluşturan yola çıkış haritasını bol spoiler içeren bir metinle sunuyor: “Zamanında Hz. Süleyman’ın himayesinde çalışan Musabbar cin kavmi, Süleyman öldükten sonra kibre bulanır, dünyaya ve insanlığa hükmetmek için insanoğlunu kullanırlar. Onlara büyüler yaptırıp yoldan çıkarırlar. Zengin bir Ağa soyunun tükenmesine karşı Musabbar cinlerinin, kendi karısıyla münasebetine izin verir ve melez bir çocuk doğar. Bu melez, Süleyman’ın soyundan gelen kadınla birleşirse kötülük kapıları sonuna kadar açılacak ve dünya insanlığın kontrolünden çıkacaktır. 21. yüzyılda patlak veren olaylar, bir akademisyen grubuna denk gelir 8 kişiden oluşan bu arkadaş grubu olayların içinden canını kurtarmak için mücadele eder.”. Konusu bu şekilde ifade edilmekle birlikte filmin işleyişi basın bülteninden oldukça farklı şekilde karşımıza çıkıyor.

Musabbar hikâyesiyle ve senaryosundaki anlık replikleriyle diğer yapımlardan kendini sıyıracak gibi dursa da özel efektlerin yapaylığı, diyaloglardaki süreksizlikler ve oyuncuların korku sahneleri haricindeki performanslarının vasatlığı nedeniyle tıkanıyor. Hikâyenin merak unsurlarıyla, korkudan ziyade gerilimi kullanarak ilerlemesi seyirciyi ayakta tutsa da devam filminin geleceğine dair izlenim yaratma adına “bitmemiş” hissi veren erken ve havada kalan finaliyle seyirciyi baş başa bırakarak sonlanıyor. Birçok talihsizlikle yapımı tamamlanan filmin giriş ve finalindeki sponsorların “ürün yerleştirme”leri de oldukça göze batıyor.

Filmin hikâyesi dışında öne çıkan bir diğer noktası ise su falı sahnesinde yer alan, Macit karakterini canlandıran, aynı zamanda filmin senaristi ve yönetmenlerinden biri olan Rotin Engin Tutuş’un canlandırdığı Macit karakterinin performansı. Halk inançlarında buluğ çağına ermemiş çocuklara baktırılan fal, bu filmde akli dengesi yerinde olmayan Macit karakteri üzerinden işleniyor ve bu sahneye değer katan da Tutuş’un aynı zamanda cameo olarak nitelendirilebilecek oyunculuğu oluyor.

Sonuç olarak Musabbar, birkaç nokta ile öne çıkacak gibi dursa da sınıfta kalmaktan kurtulamıyor.

Not : 5/10

 

About The Author

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.

Related Posts