NEFRİN (2017)

“Cinlerin Fısıldadığı Adam”

Gülşen Güner’in yönetmenliğinde çekilen Nefrin filminin senaryosunu Gülşen Güner ile birlikte Yüksel Aydın yazmış. Filmin müzikleri Derya Kadayıfçı’ya ait. Filmin başrolünde Metin Yüksel bulunurken, Yüksel’e diğer Türk korku filmlerinden hatırlayacağımız isimler eşlik ediyor. Oyuncular arasında Hannâs: Karanlıkta Saklanan, Azazil 2: Büyü ve Kuyu filmlerinde rol alan Murat Ercanlı, Siccîn filminde yer alan Aydan Çakır, Siccîn 2 filminden Ece Baykal dışında birkaç sahnedeki performanslarıyla Arda Kural ve Tuğba Özay da bulunuyor.

Filmin konusunu, paylaşılacak miras nedeniyle yapılan bir büyü oluşturuyor. Araf babasının ölümünden sonra kabuslar görmeye, babasının sesini duymaya başlar. Cenaze daha camideyken doğaüstü olaylar gerçekleşir. Cenazenin mezarlığa götürülmesi sırasında yolda karşılaşılan meczup toprağın bu ölüyü kabul etmeyeceğini, eğer gömerlerse köyün lanetleneceğini söyler. Köylü meczubu dinlemeyerek naaşı defneder ancak köyde tuhaf cinayetler işlenmeye başlar.

Filmin büyük bir kısmı köyde geçiyor. Şehir ve köy ikilemi başarılı bir biçimde eklemlendirilemediğinden filmde yer alan birkaç diyalog çıkarıldığında köyden şehre nasıl geçildiğinin anlaşılması mümkün olmuyor. Köy sahnelerinin aslında karakterin zihninde büyü etkisiyle yaşanan, gerçekdışı bir dünya olduğu filme yansıtılamamış. Dolayısıyla filmin basın bülteninde yer alan özeti okuyarak filmi izlemeye gidenleri büyük bir sürpriz bekliyor.

Nefrin büyü-musallat düzleminde çekilmesine karşın, hikayesi farklı ve yaratıcı özellikleriyle öne plana çıkıyor. Filmde hortlaktan vampir mitinin kökenine, hayaletten cine birçok unsura rastlamak mümkün. Ölen babanın hortlaması, lanetten kurtulmak adına babanın cesedinin başının gövdesinden ayrılarak bacakları arasında gömülmesinin gerektiğine dair inanış, hayalet tarafından kontrol edilerek cinayetler işleyen bir adam ve bütün bunların cin musallatı nedeniyle görülen rüyalar olmasıyla farklı bir hikaye söz konusu. Filmin hikayesi maalesef senaryoya başarılı biçimde uyarlanamayarak harcanmış. Amatör Türk korku filmlerinin en büyük sorunu olan ses miksajı bu filmde de karşımıza çıkıyor. Oyuncuların dudak hareketleriyle sesler eşleşmiyor, bu durum seyircilerin filmden sıklıkla kopmasına neden oluyor. Buna karşın filmin müzikleri başarılı. Görsel efektler birçok benzer yapımda olduğu gibi amatörce yapılmış ve başarısız.

Filme ait afiş ve künyede başrollerde Arda Kural ve Tuğba Özay görünmesine karşın, filmde farklı sahnelerde toplam 15 dakika görünüyorlar. Filmin tüm yükü Metin Yüksel’de bulunmasına rağmen performansı bu yükü taşımaya yetmiyor. Oyuncuların performansları inandırıcı olmamakla birlikte çok da yapay durmuyor. Daha önce başarılı Türk korku filmlerinde hayranlıkla izlediğimiz oyuncuların performansları dahi Nefrin‘de vasat ve yetersiz. Yalnızca birkaç sahnede yer alan Tuğba Özay’ın oyunculuğunun yapaylığı ise fazlasıyla dikkat çekiyor.

Sonuç olarak; Nefrin hortlaktan hayalete, katilden cine birçok unsuru içerisinde barındıran ancak bunları senaryo ve kurguda eklemlendiremeyerek başarısız yapımlar arasına giren filmlerden biri.

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.