OVERLORD (2018)

I. Dünya Savaşı sırasında Hitler’in rehin aldığı insanlar üzerinde yaptığı deneylere dair birçok kitap ve kayıt bulunuyor. Hitler’in insanlar üzerinde yaptığı deneyler dışında karabüyü ve okültizmle ilgilendiği ve buna yönelik çalışmalar yaptığı da biliniyor. Bu bağlamda Outpost (2008), Blood Creek (2009), Dead Snow (2009), Frankenstein’s Army (2013) gibi filmlerle Nazi zombilere, Hitler’in karabüyü denemelerine ya da Hitler’in deneylerine değinen korku filmleri yapılmıştı. Hatta Magi (2016) filminin başlangıcında da Hitler’in karabüyü ayinlerinden bahsedilerek, bir tarikatı baz alan filme giriş yapılmıştı. 2018 yılına geldiğimizde ise Overlord (Overlord Operasyonu) ile Normandiya çıkarmasının öncesine gidiliyor ve klasik savaş filminin kurallarına uyularak kahraman Amerika, mağdur Fransızlar ile kötücül Alman askerleri çatışmasına bir de korku unsuru olarak ölüleri dirilten ve daha da kötücülleştiren, üzerinde deney yapılmış askerler ve Fransızlar ekleniyor. Tabi ki, yine klasik bir yaklaşım ile bir avuç askerin kahramanlık hikâyesi yazma adına kendilerinden birkaç on kat fazla askerden oluşan tabura düzenledikleri saldırı; filmin odağını oluşturuyor.

Normandiya Çıkarması’na saatler kala Amerikan paraşütçü askerlerden oluşan bir ekip, saldırının başarısı için hayati önem taşıyan bir görevi yürütmek üzere Nazi işgali altındaki Fransa’ya indirilir. Garnizon olarak kullanılan bir kilisenin üzerindeki radyo vericisini yok etmekle görevlendirilen umutsuz askerler, kilisenin duvarlarını aşmak ve kuleyi yıkmak üzere genç bir Fransız köylüsüyle güçlerini birleştirirler. Fakat sayıca az olan Amerikan askerleri, kilisenin altındaki gizemli bir Nazi laboratuvarında dünyada benzeri olmayan düşmanlarla karşı karşıya gelir.

Alias, Six Degrees, Lost, Fringe, Almost Human, Westworld gibi dizilerin yapımcılığından hatırlayacağımız J.J.Abrahams bu filmin yapımcılığını üstlenirken, yönetmenliğini Son of a Gun (2014) filminden tanıdığımız Julius Avery yapmış. Senaryo ise Billy Ray ve Mark L. Smith imzası taşıyor. Filmin başrollerinde Jovan Adepo, Wyatt Russell, Mathilde Ollivier, Pilou Asbaek, John Magaro gibi isimler bulunuyor.

Görüntü yönetimi ve çekimleri başarılı olan filmin oyunculukları da şahane. Hikâye oldukça bilindik ve tanıdık olmasına rağmen açılış sahnesinde, uçakta nefesinizi tutup koltuğunuza sarılmanızı sağlayacak olan atmosferi başarıyla yaratmışlar. Başlangıçta korkaklıkla suçlanan karakterin film boyunca dönüşümü başarıyla verilirken, insandan başka bir şeye dönüşüm sahnelerindeki makyaj ve özel efektler göz dolduruyor.

Sonuç olarak Overlord, hikâye olarak yeni bir şey sunmuyor olsa da; görsel efektleri, çekim kalitesi, başarılı atmosferi ve oyunculuklarıyla izlenmeyi hak eden bir yapım olarak bu yılın korku filmleri arasında öne çıkmayı başarıyor.


KÜNYE

Yönetmen: Julius Avery

Senaryo: Billy Ray, Mark L. Smith

Oyuncular: Jovan Adepo, Wyatt Russell, Mathilde Ollivier, Pilou Asbaek, John Magaro, Iain De Chaestecker

Müzik: Jed Kurzel

Görüntü Yönetmeni: Laurie Rose, Fabian Wagner

Kurgu: Matt Evans

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.