REM (2020)

“Dağıtımın Rem Hali”

Pratik Film yapımcılığında, Aydın ve Balıkesir’de çekimleri gerçekleştirilen Rem filminin yönetmen koltuğunda Bir Damla Aşk (2017) ve Sahir: Deep Web (2019) filmlerinin de yönetmenliğini yapmış olan Berk Aygül oturuyor. Senaryosu ve yapımcılığı da yönetmen Aygül’e ait olan filmin görüntü yönetmenliğini Ulvi Karayiğit üstlenirken, oyuncu kadrosunda ise Öykü Bozkurt, Cemre Cansaatçi, Sebahat Adalar, Galip Akın, Doğancan Küçükağa, Recep Yenice, Satılmış Yıldırım gibi isimler bulunuyor.

Film, sevdiği kadının yaşadığı tuhaf olayların ardındaki sırrı çözmeye çalışan bir adamın hikâyesini konu ediyor. Defne, geceleri anlam veremediği olaylara maruz kalır. Erkek arkadaşı Kaan ile tatile gittiklerinde ise yaşadığı bu sıkıntılar daha sık bir hale gelir. Bu durumun ilişkisine zarar vermesini istemeyen Defne, çareyi erkek arkadaşından ayrılmakta bulur. İlişkisinin bitmesi üzerine büyük bir üzüntüye ve çaresizliğe kapılan Kaan, sevdiği kadının başına gelenleri çözmeye karar verir ve kuzeni Kemal ile birlikte Defne’nin annesinin yaşadığı köye gider.

Yönetmenin bir yıl önce gösterime giren Sahir: Deep Web’te yaptığı hatalardan kaçındığı, oldukça yol aldığı kolayca göze çarpıyor. Çekimlerin kalitesi ve ışığın yeterli kullanımı filmin seyir zevkini bir hayli arttırıyor. Yönetmen Aygül’ün denediği farklı kamera açıları izleyicinin dikkatini her daim filme odaklamasını ve hikâyenin gidişatının daha çarpıcı bir biçimde sunulmasını sağlıyor. Film birçok yerli korku filmine benzer bir hikâyeyle başlıyor gibi görünse de, izleyicileri finalde ters köşeye yatırmayı başarıyor.

Başta başroldeki Öykü Bozkurt olmak üzere; Büyü 2 (2017) ve Musabbar (2019) filmlerinden anımsayacağımız Cemre Cansaatçi; Sinsiran: Yasak Aşk (2017), Siccîn 4 (2017), Üç Harfliler: Adak (2019) ve Sahir: Deep Web (2019) filmlerinden hatırlayacağımız Sebahat Adalar ve yine Sahir: Deep Web’te oynayan Satılmış Yıldırım gerçekçi performanslarıyla bu türe ait yapımlardaki kötü oyunculuk dezavantajını ortadan kaldırmışlar. Bunu sağlayan faktörlerin başında iyi yazılmış senaryonun olduğunu söylemek de mümkün. Öyle ki Cansaatçi ve Adalar’ın geçen yıl vizyona giren filmlerindeki oyunculuklarından daha yüksek performans göstermeleri de bunun kanıtı niteliğinde.

Filmin tek handikabı ise jeneriğinden itibaren ilk 5 dakika ve filmin ilerleyen sahnelerinde zaman zaman izleyicinin karşısına çıkan aşk ve dram unsurlarının baskın çıkması. Korkunun zirve yapmasını beklediğiniz pek çok noktada hikâye dram veya aşk ve hatta yer yer komedi niteliklerine bürünüyor. Bu da istenilen korku etkisinin düşmesine neden oluyor.

Pek çok amatör yapımın başına gelen dağıtım sorunu Rem’in de başına geliyor ve 20 lokasyonda gösterime girme olanağı bulabilen filmi izlemek isteyen İstanbulluların bu konuda şansı bulunmuyor. Bu durum da Rem’e İstanbul’da gösterime girmeyen ilk yerli korku filmi unvanını kazandırıyor. Dağıtım sorununun önümüzdeki dönemde pek çok yapımı olumsuz etkileyeceğinin sinyalleri, geçtiğimiz yıl zaten verilmişti… Ancak böyle bir durumla karşı karşıya kalan Rem filminin yönetmeni Berk Aygül’e, beni Kırklareli ya da Ankara’ya kadar gitmekten kurtarıp nazik bir jest yaparak filmini bana ulaştırdığı için bir kez daha teşekkür ederim.

Sonuç olarak Rem; vizyondayken kendisini izleyebilen seyircilere nitelikli bir hikâye, farklı çekimler ve ortalama üstü bir oyunculuk vaat ediyor.

Not: 6 / 10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.