SEKERAT: SON (2016)

“Kapı kimin için çalıyor?”

Yönetmenliğini ve senaristliğini Şeyda Şen’in yaptığı, yapımcılığını Fark Film’in üstlendiği Sekerat: Son‘un görüntü yönetmenliğinde ise Aşkın Sağıroğlu bulunuyor. Filmin müziklerini birçok korku filminin müziklerini hazırlayan Hayko Cepkin üstlenmiş. Filmin başrollerinde Meltem Miraloğlu, Batuhan Aydar, Almila Kuruoğlu, Reyhan İlhan ve Esra Harmanda bulunuyor.

Ressam olan Seda’nın, daha önce yaşadığı travmalara ek olarak kocası Hakan ile evliliklerine dair yaşadığı sorunların eklenmesi, kullanmakta olduğu psikiyatrik ilaçları arttırmasına neden olur. Kocasıyla yabancılaşan ve günlerinin neredeyse tamamını evde tek başına geçiren Seda, zamanla kendini gerçekle hayalin birbirine karıştığı bir yaşamın içerisinde bulur. Evde gördüğü ve onu sürekli rahatsız eden hayaletler ve ortada dolanan küçük bir kız çocuğu, evliliklerini çok daha büyük bir sıkıntıya sokmaya başlar.

Film hayalet ve lanetli evi korku unsuru olarak kullanarak ilerlerken, oldukça iyi tasarlanmış bir gerilim atmosferi de aynı paralellikte yer alan Seda ve kocası arasında yaşanıyor. Bu gelgitlerin paralel yansıması oldukça başarılı ve filmin psikolojik derinliğini de destekliyor. Seda karakterine odaklanarak ilerleyen filmin senaryosu bu bağlamda oldukça akıllıca tasarlanmış. Filmde oldukça iyi düşünülmüş detaylar mevcut.  Görüntüler, çekim ve kurgu da sanat sinemasına yeşil ışık yakıyor. Ancak filmi yürütmesi gereken, neredeyse filmin %95’inde kadrajdan çıkmayan Meltem Miralooğlu’nun oyunculuğu oldukça yapay. Miraloğlu’nun her sahnede teatral bir üslup tercih etmesi, izleyiciyi sürekli filmden koparıyor ve karakterle özdeşleşim kurulmasını önlüyor. Film belli bir noktadan sonra ise, izleyiciyi kendinden uzaklaştırdığı için sıkıcı bir hal alıyor.

Sekerat: Son, bazı sahnelerde klişeden oldukça uzaklaşmasına rağmen, senaryodaki devamlı değişen iniş ve çıkışlar yüzünden çoğunluğunda klişeler ağır basıyor. Filmde yer alan sorunlardan biri de, hayaletlerin makyajlarının oldukça yapay ve basit durması. Buna rağmen film, farklı bir konu üzerinden ilerlemesi ve Türk korku sinemasına yeni bir soluk getirme çabası nedeniyle izlenmeye değer bir yapım olarak diğerlerinden ayrılıyor.

Not : 5/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.