SEMUR: ŞEYTANIN KABİLESİ (2017)

“Nazar Etme Ne Olur, Büyü Yaptır Senin de Olur”

Çekimlerini Ayhan Ulam Yapım şirketinin üstlendiği Semur filminin yönetmenliği ve senaryosu Gökhan Aksu’ya ait. Filmin görüntü yönetmenliğinde ise Cihan Gedik bulunuyor. Denizli’de çekilen filmin başrollerinde İpek Erdem, Balamir Emren, Gamze Pelin Gökçe, Batuhan Yar, Nergis Odzak, Asunur Demirhan, Gökhan Arıboğa, Murat Ercanlı, Aydan Çakır ve Tekin Temel yer alıyor.

Filmin konusuna değinecek olursak; 1997 yılında çocukken, teyzesi tarafından kıskançlık büyüsü yapılan Merve’nin çocukluğu kabuslarla geçmiştir. Günümüze gelindiğinde ise Merve, Ozan adında bir çocukla tanışmış, evlenmiş ve mutlu bir yaşamı vardır. Bir zaman sonra Merve’nin teyzesi hayatını kaybedince annesi, Merve’yi son görevini yerine getirmek için cenaze evine çağırır. Cenazeye gitmek istemeyen Merve ya cenazeye gidecek ya da bir daha annesini göremeyecektir. Gördüğü kabuslar ve halüsinasyonlar nedeniyle yarı yoldan geriye dönen Merve için artık korku dolu günler tekrar başlamıştır.

Büyü-musallat ekseninde çekilen Semur, aynı temayı işleyen Semum (2008), Üç Harfliler: Marid (2010), Azazil: Düğüm (2014) filmlerinin adeta harmanlanmasıyla oluşturulmuş. Filmde izleyicileri yerinden hoplatan korku sahnelerine sık sık yer verilmiş ve bu sahneler oldukça etkileyici çekilmiş.

Filmin oyuncularının performansları yerinde ve başarılı. Özellikle Merve’yi canlandıran İpek Erdem ve Merve’nin çocukluğunu canlandıran Asunur Demirhan’ın performansları gerçekçi ve inandırıcı. Korku filmlerinde görmeye alıştığımız Murat Ercanlı ile Aydan Çakır, din alimi ve erkek büyücü performanslarıyla bu filmde de karşımıza çıkıyor, rollerinin hakkını fazlasıyla veriyorlar.

Filmin çekim kalitesi, renklendirme, makyaj ve görsel efektleri benzer yapımlara nazaran oldukça başarılı. Kurguda birkaç sahne bağlantısında ekran karartmalı geçiş nedeniyle kopukluk hissi oluşuyor ancak izleyiciyi fazla rahatsız etmiyor. Mekanlar, köy ve şehir yani modern ve geleneksel ayrımında da gerçekçi ve inandırıcı olarak tasarlanmış. Tüm bunlar düşünüldüğünde Semur’un tek sorunu maalesef ses efektleri. Filmde neredeyse hiç fon müziksiz sahnenin bulunmaması ve kullanılan fon müziklerinin diyalogların duyulmasını engellemesi izleyiciyi filmden zaman zaman uzaklaştırıyor. Filmin gerilim sahnelerinin genelinde arka plandaki baskın fon müziği ve efektler gerilimi artırmak yerine baltalıyor; filmin düğüm noktalarını açığa kavuşturacak sahnelerde ise diyalogların anlaşılamaması nedeniyle seyirciyi oldukça zorluyor. Örneğin izleyicinin tüylerini diken diken etmesi gereken Merve’nin çocukluğundaki cin çıkarma sahnesinde, Havas aliminin sesinin ortalığı inletmesi gerekirken, sesin fısıltıyla konuşuyor gibi kısılmış olması ve fondaki ses efektlerinin gerisinde kalması başarılı olabilecek bu korku sahnesinin önünü kesiyor. Filmin düğüm kısmındaki Derviş ile cin musallatı altındaki Merve’nin diyalogları ise maalesef duyulamadığı için anlaşılamıyor.

Sonuç olarak; bilindik bir hikayenin farklı bir versiyonu olan Semur benzer amatör yapımlardan başarıyla sıyrıldığı için, tek kusuru olan bazı diyalogların tam anlaşılamaması göz ardı edilerek izlenebilir.

Not : 6,5/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.