SENARİST (2016)

“Orwell’den Matrix’e”

Yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını Hulusi Orkun Eser’in üstlendiği Senarist filminin başrollerinde Asım Tuncay Aynur, Halis Bayraktaroğlu,  Mustafa Uzunyılmaz,  Dilara Büyükbayraktar ve Ebru Sarıtaş yer alıyor. Çekimleri Konya’da gerçekleştirilen film, oldukça başarılı ve kaliteli sinematografisiyle göz dolduruyor. Filmin en önemli özelliği Türkiye’nin ilk gizem filmi olmasının yanı sıra, görme engellilere özel geliştirilen Turkcell Hayal Ortağım kapsamında “Cepten Sesli Betimleme” teknolojisi ile sinema salonlarında sinemaseverlerle buluşuyor olması.

Filmin konusuna gelirsek; Adem siyasi bir yazardır. Yıllarca edindiği tecrübeler sonunda görünenle aslında olanın çok farklı olduğunu göstermek için SENARİST isminde bir kitap yazar. Fakat bu kitabın yayımlanması birileri tarafından engellenir. Adem boşa çıkmakta olan çabalarının getirdiği maddi ve manevi sıkıntılar ile boğuşurken “Senaristi Bul” yazan bir not alır. Senaristi aramaya başlayan Adem, işin içine gizemli grupların da girmesi ile kendini anlamlandırması güç bir karmaşanın tam merkezinde bulur. Üzerine oynanan bu oyunların sebebini öğrenmek için Adem’in Senarist’i bulması gerekmektedir.

Filmde güçlü-güçsüz, iyi-kötü çatışmaları filmin sonuna dek izleyiciyi merak içerisinde bırakmayı sağlıyor. Filmin siyasi alt metinleri George Orwell’in 1984’ünden izler taşırken yarıya geldikten sonra Matrix‘e göz kırparak ilerlemeye başlıyor. Karga sesleriyle ortaya çıkan siyahlı adamlar, sistemi ve sistemin kötücüllüğünü simgelerken, Adem adeta Neo’ya dönüşerek sistemi tehdit eden kişi konumuna geliyor. Adem beyaz tavşanın peşinden gitmek yerine bu filmde Senarist’in peşine düşüyor. Yine Adem Matrix‘te olduğu gibi bir seçim yapmak zorunda ve yapacağı bu seçim filmin seyrini oluşturuyor. Filmin mesajı da Matrix‘le aynı; köle olduğumuz gerçeği. Filmdeki diğer bir detay da Adem’in ismi. Sistemi temsil eden siyahlı adam sürekli Âdem’e seslenirken Adem diyor; telaffuz farklılığıyla yapılan bu oyun aslında izleyici için bir sinyal. Uzatmasız telaffuz edilen Adem burada hiçlik anlamına geliyor ve sistem Adem’e bu şekilde seslenirken aslında “sen bir hiçsin, yoksun” diyor. Filmdeki kovalama sahneleri ise adeta bir labirentte koşturan deney faresinin çırpınışlarını andırıyor. Adem bu bağlamda sistemin köleleri olan bizleri oldukça başarılı şekilde yansıtıyor. Filmde Matrix‘in telefon sahnesine gönderme olduğunu da belirtelim.

Oyunculuklar konusunda bazı sahnelerde seyircinin tatmini zorlanacak olsa da müzikleri, senaryosu ve çekim kalitesiyle Türkiye’nin Matrix‘i olarak hafızalara kazınacak gibi görünüyor. Yalnız filmin müzikleri çok başarılı seçilmiş olsa da, bazı sahnelerde diyalogların önüne çıkması izleyiciyi konuşmadan uzaklaştırıyor.

Sonuç olarak Senarist filmi, tatmin edici ve tahmin edilemez finali ile oldukça başarılı kurgulanmış bir yapım.

Not : 8/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.