ŞEYTAN PAPUÇTA (2016)

“Cinler külahta, homofobi ayakta”

Cengiz Mertler’in yazıp yönettiği, Burdur’un Bucak İlçesi’nde, Bucak Belediyesi’nin katkılarıyla, ACM Film yapımcılığında çekilen Şeytan Papuçta‘nın oyuncu kadrosunda Sancar Bayraktar, İbrahim Kolcu, Bilal Ersoy’un yanısıra Ömer Acar, Murat Kaya, İhsan Dayanç bulunuyor. Filmdeki Yorgo karakterini de filmin yönetmeni Cengiz Mertler canlandırıyor. Filmin görüntü yönetmenliğini Onur Özcan yaparken, müziklerini ise Mustafa Yazıcıoğlu hazırlamış.

Filmin konusunu 10 kişinin define peşinde koşması ve lanetlenmeleri oluştururken, bu 10 kişi arasında kasabanın tarih öğretmeni, imamı ve delisi de bulunuyor. Hatta define konusunda diğer kişileri seferber eden de kasabanın imamı ile tarih öğretmeni. Bu bağlamda filmin alt metninde öğretmen ve imamlara olan bakış açısı olumsuzlanırken, köyün delisinin olumlu bir karakter olarak sunulması endişe uyandırıyor.

Oldukça amatörce çekilen filmde yer alan cinler, 19. yüzyılda Amerika’nın Tennessee eyaletinde siyahilere karşı kurulan aşırı ırkçı örgüt Klu Klux Klan üyelerininkine benzer kıyafetler içerisinde, siyah ve beyaz çarşaflar ile betimlenmiş. Ayrıca bu çarşaflı cinlerin ritüelleri de Klu Klux Klan üyelerinin ritüellerine oldukça benzer şekilde gösteriliyor. Ateş yakma, meşale taşıma ya da iple asma görüntüleri bu ritüllerin filmdeki yansımaları olarak göze çarpıyor. Ayrıca bu çarşaflı cinlerin yanlış ışık kullanımı nedeniyle duvarda oluşan gölgeleri(!) filmin amatörlüğünü vurgularcasına sırıtıyor. Filmde kullanılan görüntü efektleri ise oldukça yapay.

Şeytan Papuçta‘da dikkati çeken bir diğer özellik ise, insan bedenine cin girmesi olgusunun homofobik bir üslupla verilmiş olması. Define peşinde koşarken lanetlenen Tarık, cinin kendisine musallat olması üzerine kameralar önünde makyajlı ve etekli olarak beliriyor ve “içime cin girdi ayol” gibi söylemlerde bulunuyor. Komedi unsuru olarak kullanılan bu bakış açısıyla birlikte, filmin üç oyuncu dışında tamamen maço görünümlü ve üsluplu erkek oyuncu kadrosuyla oluşturulmuş olması, oldukça homofobik ve rahatsız edici bir düzlem oluşturuyor.

Diğer vasatın altında değerlendirilebilecek Türk korku örnekleri gibi bu filmde de yüksek müzik kullanımı ve hatalı ses miksajı bulunuyor. Birçok sahnede yer alan diyaloglar, yüksek müzik tarafından yutuluyor ve duyulmaz hale geliyor. Dudak hareketleri, adımlar ve diğer görüntülerle seslerin uyumsuzluğu izleyiciler için oldukça rahatsız edici.

Şeytan Papuçta ve benzeri örneklerin gösterime girmesi, ivme yapmaya başlayan ve belirli bir izleyici kitlesi oluşturan Türk korku sinemasını ileri götürmek yerine adeta baltalıyor ve seyircileri oldukça hayal kırıklığına uğratıyor.

Not : 2/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.