SİCCİN 3: CÜRM-Ü AŞK (2016)

“Günah, Ceza ve Faust”

Alper Mestçi’nin yönetmen koltuğunda olduğu bu yılın ikinci, toplamda ise altıncı filmi olan Siccîn 3‘ün çekimleri Sarıyer ve Beykoz çevresinde gerçekleştirilmiş. Senaryoda Mestçi’ye Bekir Acar eşlik etmiş. Müzikler yine Mestçi’nin önceki filmlerinde olduğu gibi Reşit Gözdamla imzasını taşıyor. Filmin görüntü yönetmenliğinde ise Serdar Armutlu bulunuyor. Başrollerde Adnan Koç, Büşra Ayaydın, Cem Uslu yer alırken onlara Nevin Efe ve Elif Baysal eşlik ediyorlar.

Filmin konusunu oldukça hayatın içinde olan bir hikaye oluşturuyor. Orhan ile Sedat çocukluk arkadaşıdır. Yıllar sonra Orhan, Sedat’ın kız kardeşi Kader’le birbirlerine aşık olup evlenirler. Sedat’ın yaptığı araba kazası üçünün de hayatlarının dönüm noktası olur. Sedat’ın oğlu Mehmet felç olur. Kader ise geçmişini hatırlayamaz. Orhan bu olay yüzünden Sedat’ı suçlar ve onunla bütün iletişimini keser. Sedat, duyduğu vicdan azabı ve yaşadığı tuhaf, ürkütücü olaylar nedeniyle iyice dağılmaya başlar. Orhan ise çok sevdiği ilk ve tek aşkı Kader’i kaybetmemek uğruna korkunç bir şey yapmıştır.

Alper Mestçi daha önceki filmlerinde kullandığı dram-korku harmanını bu filmde daha da usta bir biçimde kullanmış. Mestçi’nin de röportajlarında belirttiği gibi ustalık eseri olduğu rahatlıkla söylenebilir. Romantizm ve korkunun uyumlu birlikteliği, izleyiciyi başarılı bir biçimde kendine çekiyor. Siccîn 3, girişi ve sonucuyla yönetmenin ilk filmi Musallat‘a bir saygı duruşu niteliğinde. Aynı zamanda temasıyla da adeta yerli bir Faust uyarlaması. Filmdeki çekim ve görüntüler sanat sinemasına oldukça yakın duran, başarılı görsellerle oluşturulmuş. Filmin içerisinde yer alan metaforlar seyircilerin tüylerinin ürpermesini sağlayacak ustalıkta tasarlanmış. Halen gösterimde olan Mestçi’nin bu yılki diğer filmi Üç Harfliler 3: Kara Büyü filminde olduğu gibi koltuktan zıplatan bazı sahneler bu filmde de mevcut. Gece çekimleri ve büyü  sahnelerinde gotik atmosfer başarıyla yaratılmış. Bununla beraber tekinsizlik hissi film boyunca seyircilerin yakasını bir an olsun bırakmıyor.

Ayrıca müziklerin geçişi, ses efektleri oldukça profesyonel olarak tasarlanmış. Drama sahnelerindeki seslerin korku sahnelerindeki seslere geçişleri profesyonelce ve organik bir biçimde eklemlendirilmiş. Bazı sahnelerin geri planında yer alan nefes alma sesleri, izleyicilerin kendi nefes alma sesleriyle ister istemez eşleşiyor. Bu da izleyicilere filmin içindeymiş hissi yaşatarak, karakterle özdeşleşim kurmasını sağlıyor.

Filmdeki oyunculuklar göz doldurucu. Deniz Gündoğdu’nun 5 dakikalık kısa performansı, dramın en iyi yansıtıldığı sahnelerden biri olarak şapka çıkartılacak seviyede. Adnan Koç film boyunca aşktan korkuya, korkudan aşka ritmi ustalıkla yönetiyor. Cem Uslu’nun oyunculuğu ise abartıdan uzak, gerçekçi ve oldukça başarılı. Mestçi’nin önceki filmleri Musallat, Siccîn, Siccîn 2 filmlerinden aşina olduğumuz nur yüzlü havas alimi bu filmde de mevcut. Siccîn 3’te ağaç kültünden soğan kabuğu ve kemiklere, dolunaydan köpek havlamasına, 13 sayısından muskalara değin halk inançları ile batıl inançların izleyicileri boğmadan, ustalıkla yerleştirildiğini de ayrıca belirtmek gerek.

Sonuç olarak Mestçi’nin bu ustalık eserini Türk korkuseverlerin film gösterimdeyken kaçırmaması gerek.

Not : 9/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.