“Krueger’ın Rakibi Sinsiran”

Samet Çakırtaş’ın yönetmenliğinde çekilen Sinsiran: Yasak Aşk filminin senaryosu Abdulkadir Ortayol ve Akın Ayvaz’a, müzikleri ise Gürkan Çakıcı’ya ait. Filmin başrollerinde Şehmus Kartal, Pınar Güven, Bilge Bilge, Akın Ayvaz, Sebahat Adalar ve Yaşar Alptekin bulunuyor.

Filmin konusunu kim tarafından, ne amaçla yapıldığı belirsiz bir büyünün yaşattığı yıkım oluşturuyor. Bedri bir şirkette çalışan, oldukça başarılı bir adamdır. Karısıyla evliliklerinin birinci yıldönümünü kutlamak için köye gittiklerinde baldızı Seher ortadan kaybolur. Tüm aramalara rağmen bulunamayan Seher, bir süre sonra Bedri’nin kabuslarında ortaya çıkmaya başlar.

Türk korku sinemasında sıklıkla konu edinilen cin-büyü-musallat düzleminde çekilen Sinsiran:Yasak Aşk‘ın çekim kalitesi, kurgusu, ses miksajı ve müzikleri benzer düşük bütçeli yapımlara nazaran oldukça başarılı. Filmdeki oyuncuların performansları ise sahneden sahneye vasat ile kötü arasında seyreden bir çizgiye sahip. Filmin nabzını Şehmus Kartal’ın oyunculuğu tutarken, oyunculuğunda aralarda yaşanan düşüşler filmin genelini de bu bağlamda olumsuz olarak etkiliyor. Büyücü kadının Bedri’nin karısının kendisini ziyarete geldiği sahnedeki teatral(!) monoloğu sıkıcı ve oldukça yapay.

Sinsiran: Yasak Aşk‘ın senaryosu ciddi sorunlar barındırıyor. Filmde öncelikle tecavüz-cinayet ikilemi gibi görülen durumlar, daha sonra büyü-musallat durumuna, sonrasında ise kayıp karakterin bulunmasına dönüşüyor. Bu dönüşümler sırasında seyircinin kabullendiği hikaye sürekli değişime uğratılırken, senaryoda oluşan mantık hataları ise film salonundan ayrılırken seyircinin zihnini meşgul ediyor. Filmin bitişinde ise kafa kurcalayan ve açıklaması bulunmayan; baldıza yapılan büyünün neden eniştesini etkilediği, eniştenin büyü etkisinde kalarak baldızına neden tecavüz edip öldürerek gömdüğü, gömülen karakterin nasıl 15-20 gün boyunca kaldığı toprak altından sağ çıkarılıp ambulansa bindirildiği, aynı gece öldürülüp gömülen diğer kişinin cesedinin neden aranmadığı ya da toprak altından dahi çıkarılmaya çalışılmadığı, büyüyü yaptıran iki kişiden neden yalnızca birinin cezalandırıldığı gibi birçok soru bulunuyor.

Filmde İslami bir söylem hissedilmemekle birlikte, filmin arasına yerleştirilmiş “Allah’a  ve büyüye inanmayan” kadın karakterin zina yapıyor oluşu ve bahsi geçen karakterin evinde birkaç kez gösterilen Mustafa Kemal Atatürk posteri ve Yaşar Alptekin tarafından canlandırılan din aliminin Nas Suresi okumak dışında bir şey yapamayacağını söyleyerek büyüye maruz kalan Bedri ile ailesini büyücü kadına yönlendirmesi gibi subliminal olarak verilen sıkıntılı mesajlar göze çarpıyor. Ayrıca filmin yeterince araştırma yapılmaksızın çekilmiş olduğu, üniversitede felsefe bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışan Can adlı karakteri içeren sahnelerdeki diyaloglarda ve başarısız hipnoz uygulamasında yoğun olarak hissediliyor. Bu sahnelerde değinilen bilgilerden yola çıkıldığında Sinsiran adlı cinin 80’li yılları kasıp kavuran Freddy Krueger’ın kadın versiyonu olduğu sonucuna varılabilir; zira Sinsiran uykuda saldıran bir cin olduğundan ondan korunmanın tek yolu uyumamak. Ancak film içerisinde verilen bu bilgilere rağmen kişi uyumadan gerçekleşen musallat sahneleri de yer alıyor, bu durum da filmin mantık hataları kervanına bir yenisi olarak ekleniyor.

Sonuç olarak Sinsiran: Yasak Aşk; içerdiği sorunlu subliminal mesajlar, başarısız bir senaryo ve anlaşılmaz sonuyla türe herhangi bir katkı sağlayamıyor.

About The Author

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.

Related Posts