“İzleyicilere Sirayet Edebiliyor”

Enis Özkan Film yapımcılığında çekilen, ilki bu yılın başında gösterime giren serinin ikinci filmi Sir-Ayet 2’nin yönetmeni serinin yeni halkasıyla değişiyor ve koltuğa bu kez Kayhan Başoğlu oturuyor. Senaryosunu Koray Yeltekin ile Alper Kıvılcım’ın kaleme aldıkları filmin görüntü yönetmenliğini ise Efsunlu: Kabirden Gelen’in yönetmenliğini; Ammar: Cin Tarikatı (2014), Azazil: Düğüm (2014), Helâk: Kayıp Köy (2015), Deccal (2015), Deccal 2 (2017), Alem-i Cin (2018), Alem-i Cin 2 (2019) filmlerinin görüntü yönetmenliğini yapmış olan Uğur Kaplan üstlenmiş. Filmin oyuncu kadrosunda Üzeyir Ulus, Besim Demirkıran, Mehmet Aras, Arzu Suriçi Kireççi, Betül Akdeniz, Cansu Karataş, Mehmet Sabri Arafatoğlu, Edip Tural, Suna Sancaktar, Hilal Yurdakul, Ahmet Talay, Ömer Yıldırım, Şahin Öztürk, Erol Karlı, Ebru Gül gibi isimler bulunuyor.

Çok zor günler geçiren ve çaresiz kalan Bilal Ağa, yaptığı bir anlaşma ile lanetli bir servetin sahibi olur. Daha sonrasında pişman olan Bilal ağa bu anlaşmadan vazgeçmek ister. Ancak bu isteği Bilal Ağa’nın ölümüne neden olur. Aynı köyde yaşayan iki genç arkadaş, bir plan yaparak ölen Bilal Ağa’nın gece mezarını kazarlar ve altın olan dişlerini sökerek paraya çevirirler. Bununla birlikte gençlere ve etraflarında bulunan diğer insanlara sırasıyla lanetli servetin belası bulaşıcı bir virüs gibi sirayet etmeye başlar.

Çekimleri İstanbul’un Beykoz, Sancaktepe gibi ilçelerinde yer alan Paşaköy Mahallesi, Kurtdoğmuş Köyü gibi çeşitli lokasyonlarda gerçekleştirilen filmin görüntü kalitesi, çekim açıları oldukça başarılı. Sanat yönetiminin de anlaşma sahnelerinde ve mekân tasarımlarında emek sarf ettikleri açıkça görülebiliyor. Hikâyesiyle birçok yapımdan daha en başında sıyrılabilen Sir-Ayet 2’nin yaratıcı korku sahneleri ve açığı bulunmayan senaryosu da filmin öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Görüntü yönetmeni Uğur Kaplan’ın daha önce çalıştığı filmlerden havalanma sahnesi ile Azazil: Düğüm (2014)’e, kabir azabıyla Helâk: Kayıp Köy (2015)’e, küvet ve zikir sahneleriyle Deccal (2015)’e, makyajlarıyla Alem-i Cin 2 (2019) filmlerine göndermeler yaptığını söylemek mümkün.

Üzeyir Ulus ve Besim Demirkıran performanslarıyla filmin lokomotifini üstlenirken, Mehmet Aras, Lanetli Anahtar (2016) ve Kafir: Cuhenna Cin Kabilesi (2018) filmlerinden hatırlayacağımız Mehmet Sabri Arafatoğlu; Mihrez: Cin Padişahı (2015)’ndan anımsadığımız Suna Sancaktar; Zerk (2018)’den anımsayacağımız Arzu Suriçi Kireççi; Siccîn 2 (2015)’de oynayan Ahmet Talay gibi isimler de onlara başarıyla eşlik ediyorlar.

Filmde kadraja giren keçinin kulağındaki kayıt numarası, cin padişahının üzerine büyük gelen kaftanı gibi hatalar elbette dikkatli izleyicilerin gözünden kaçmayacaktır ancak oyuncuların performansları bu hataları görmezden gelmeyi başartıyor. İzleyicileri filmden koparan tek sorun ise dublaj ve ses kurgusunda yaşanan aksaklıklar. Amatör yapımlardaki gibi görüntü-ses senkronizasyonu gibi ciddi rahatsızlık yaratan bir sorun olmasa da, oyuncuların sesleri yerine yapılan dublajlar inandırıcılığa biraz sekte vuruyor. Bu yıl vizyona giren yerli korku ve gerilim sineması üretimlerinden İblis: Esir-i Beden ve Kin filmlerinde de dublaja başvurulduğu ve maalesef başarılı bir uygulamasının karşımıza çıkmadığı göz önünde bulundurulursa; önümüzdeki dönemler için yapım ve teknik ekip tarafında yer alan kişilerin yolun başında dublajı bir kurtarıcı olarak görmemesi en doğru tercih olacaktır. Nitekim, doğrudan bir ilgisi olmasa dâhi altyazı seçeneği olmadan, dublaj ile vizyona verilen Magi (2016) filminin Hasan Karacadağ’ın Türkiye’de en düşük gişe yapmış filmi olduğunu da hatırlamakta fayda var.

Sonuç olarak Sir-Ayet 2; serinin yeni halkası olarak ilk filmin üzerine çıkıyor ve oyuncuların performansları, kaliteli çekimler ve başarılı senaryosuyla bu yıl sinemada izlenmeyi hak eden az sayıdaki filmin arasına rahatlıkla girmeyi başarıyor.

Not : 7 / 10

About The Author

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.

Related Posts