THE BRAND NEW TESTAMENT (2016)

“Tanrının Bir Yüzü Olsaydı”

2015 Biografilm Avrupa İzleyici ve 2015 Haugesund İzleyici ve Neşe Ödüllerini kazanan Belçika-Fransa-Lüksemburg ortak yapımı Le Tout Nouveau Testament filminin yönetmen koltuğunda Jaco Van Dormael otururken, başrollerde Benoît Poelvoorde, Catherine Deneuve, François Damiens, Yolande Moreau, Laura Verlinden, Serge Larivière, Pili Groyne bulunuyor. Gerçeküstü kurgusu ve olağanüstü metaforlarıyla seyirciyi içine çeken bir tanrı taşlaması.

Filmde, Tanrı Brüksel’de bir apartman dairesinde yaşayan, karısı ve kızına kötü davranan, alkolik, itici, şiddet yanlısı biri olarak tasvir ediliyor. İsa’nın kardeşlerinden biri olan ve 10 yaşına gelen Ea, artık babasının insanlara, annesine ve kendisine davranışlarına dayanamaz ve babasının dünyayı idare etmek için kullandığı bilgisayardan tüm insanlara ölecekleri tarihi sms mesajları ile yollar, ardından da İsa’dan yardım alarak Yeni Ahit’i yazmak ve kendine 6 yeni havari bulmak için evden kaçarak dünyaya geçer. Seçtiği 6 yeni havari; kolsuz bir kadın, işkolik bir adam, , bir suikastçi, gençlik bağımlısı yaşlı bir kadın, seks manyağı bir adam ve cilt kanseri olan bir çocuktur. Yeni Ahit’i yazmaksa Ea’nın dünyaya geçtiği ilk gün tanıştığı evsiz adama düşer. Bu sırada Ea’yı bulmak için Tanrı’nın dünyaya geçmesiyle tanrıya dair taşlamalar izleyiciler için kahkahaya dönüşür.

Film boyunca metaforlardan oluşan bir denizde akıntıya kapılarak ilerlediğinizi hissediyorsunuz. Sinema sanatında yararlanılan bilinçaltı metaforlar dışında, Hıristiyanlık dinine dair birçok mucize, efsane ve inanç esaslarına dair metaforlar da bulunuyor. Toplumdan yönetme psikolojisine, delilikten toplum kurallarına değin her tür konuya değinilen filmde, kahramanımız Tanrıça Ea’nın dünyayı tanımadığı için saf bir çocuk edasıyla _ki zaten 10 yaşında_ Havarilere sorduğu sorular, bir çocuğun dünyayı anlamak adına anne ve babasına sorduğu soruları anımsatırken, Ea’nın babası Tanrı’nın, Ea’yı evin içinde kovaladığı sahne The Shinning‘in Jack Torrance’ını andırıyor.

Tanrının acımasız bir keyifle yazdığı kurallar, kendisinin dünyaya geçmesiyle birlikte etkilerini kendi üzerinde de göstermeye başlıyor. Kendi kurallarını hiçe sayıp her çiğneyişinde ise insanlardan şiddet görüyor.

Filmde ataerkil sistemin eleştirisi oldukça yoğun hissediliyor. “Ya Tanrı kadın olsaydı?” sorusunun cevabını da kendi veren “Yeni Ahit” filmi, bu bağlamda anaerkil sistemin de tamamen mükemmel olmayacağını da eklemeden geçmiyor. Tanrının bir yansıması olduğumuzun altını çizen film, oldukça akılcı ve mantıklı detaylar kullanarak septik bir üslupla dini sorguluyor.

Tanrıça Ea’nın en önemli özelliği insanların bedenlerindeki ritme ait şarkıları duyması. Tanrının dünyaya geçmesi ile birlikte seyircilerin kulağında çınlaması muhtemel olan ortak şarkı ise Joan Osborne’un seslendirdiği “One Of Us”. Film genel hatlarıyla “One Of Us”ın gerçeküstü, sanatsal bir şölen olarak canlanması olarak değerlendirilebilir.

Not : 9/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.