THE GHOSTS OF GARIP (2016)

“Vampirler Üçüncü Kez Türk Korku Sineması’nda”

Türk Korku Sineması’nda şimdiye dek iki örneği olan Drakula İstanbul’da (1953) ve Karanlık Sular (1996) sonrasında ilk kez vampirler beyazperdeye bu filmle geri dönüş yapıyor. Türk-Amerikan ortaklığında, FBR Prodüksiyon yapımı The Ghosts of Garip (Kanlı Girdap)’in yönetmen koltuğunda İtalyan asıllı Patricio Valladares bulunuyor. İstanbul’la ilgili şehir efsanelerinde yer alan, şehrin yeraltı dehlizlerinde yaşayan yaratıklarla ilgili olan Kanlı Girdap‘ın senaryosu ise Loris Curci ve Barry Keating’a ait. Filmin başrollerinde yer alan Gianni Capaldi, Natalie Burn, Guillermo Ivan, Larry Wade Carrell’e Türk oyuncular Selma Ergeç ve Selim Bayraktar eşlik ediyor. Özellikle Selim Bayraktar’ın kusursuz oyunculuğu ve başarılı performansını görmek için bile izlenmesi gereken bir film Kanlı Girdap.

Filmin konusuna gelirsek, Kont Drakula ya da Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III. Vlad hakkında bir belgesel çeken Amerikalı John Gillespie ve ekibi, John’un eski arkadaşı Nina’nın (Selma Ergeç) bir ipucu bulduğunu söylemesi üzerine İstanbul’a gelirler. Vlad kendi ülkesinde bir savaşta ölmeden önce bir kaç yıl Türkiye’de tutuklu kalmıştır. Savaşta ölen Vlad’ın naaşı rivayetlere göre Türkiye’ye getirilip bilinmeyen bir yere gömülmüştür. Ekibin tanıştığı bir tarih profesörü olan Ali (Selim Bayraktar), Vlad’in mezarını bildiğini iddia eder. Garip (Garipçe) köyü İstanbul yakınlarındadır ve tesadüf eseri bu köyde kaçırılmış olan küçük çocukların kurban edildiğini de öğrenirler. Gillespie durumdan şüphelense de köye gidip araştırma yapmaya karar verir.

Film ekibi üyelerinin İstanbul’a gelmeleriyle oryantalizmin etkileri filmde yoğun bir şekilde hissedilmeye başlıyor. Filmde İstanbul’un tarihi yerlerinin turistik çekimlerinin yer aldığını özellikle belirtmek gerekiyor. Galata Kulesi’nden Kız Kulesi’ne, Kapalı Çarşı’dan Mısır Çarşısı’na, Eminönü’nden Boğaz’a değin İstanbul tüm görkemi ve martı gibi sembolleriyle oldukça çekici bir kent olarak sunuluyor. İstanbul görüntüleri adeta tuzlu su kokusunu burunlarınıza dolduruyor. Her ne kadar found footage olduğuna yönelik açıklama ile film başlamış olsa da, filmin çekimleri found footage (buluntu film)’den oldukça uzak. Found footage tekniği filmdeki gerilim içeren sahneler ve yeraltı tünellerinde yoğun kullanılmakla birlikte, seyirciyi rahatsız etmeyecek şekilde filmin içerisine serpiştirilmiş.

Selim Bayraktar ve Selma Ergeç’in performanslarının oldukça etkileyici olması, diğer oyuncuların oyunculuklarını vasat olarak değerlendirmemize yol açıyor. Bu arada filmde daha önce Ammar: Cin Tarikatı (2014) filminden cinlerin başı olarak hatırlayacağımız Nezahat Oynar da aynı makyaj ve topuzuyla korku unsurlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Filmin can alıcı olan kısmı için seçilen Garipçe Köyü’ndeki yeraltı tünellerinin etkileyici bir biçimde sunulmasına rağmen, tünellerde bulunan vampirler için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Malesef vampirlerin makyaj ve kostümleri daha çok zombiyi andıracak biçimde yapıldığından, filmin etkileyiciliğinin doruğa çıkması gerektiği yerde, film seyirci açısından kesintiye uğruyor. Bu arada Kanlı Girdap, Fransız şehir efsanelerinden yola çıkarak çekilen 2007 yapımı Catacombs filmini andırsa da, yeraltı tünelleri sahnelerinin sıradan ve az olması filmin gerilim dozunun yükselmesini önlüyor.

Uzun zamandır dillendirilmeyen bir İstanbul efsanesini, vampir soslu izlemek isterseniz Kanlı Girdap tam size göre; ancak yine de beklentinizi fazla yüksek tutmamanızda fayda var.

Not : 6/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.