ÜÇ HARFLİLER 3: KARA BÜYÜ (2016)

“Bir Annenin Hırsı, İki Kadının Kabusu”

Türk korku sinemasına daha önce Musallat ve Siccîn serilerini katan Alper Mestçi, Üç Harfliler serisinin ilk filmi olan Üç Harfliler: Marid‘in yapımcıları arasında bulunurken bu defa yönetmenlik koltuğuna oturuyor. Arkın Aktaç tarafından çekilen ilk film Üç Harfliler: Marid, oldukça korkutucu ve etkileyici olmasına rağmen, Murat Toktamışoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı ikinci film Üç Harfliler 2: Hablis ile serinin eğrisi geriye dönüş yaşamıştı. Fakat serinin bu yeni filmiyle eğri tekrar yükselişe geçmiş gibi görünüyor. Üç Harfliler 3: Kara Büyü’nün  müziklerini yönetmenin diğer filmlerinde beraber çalıştığı Reşit Gözdamla üstlenirken, oyuncu kadrosunda yer alan yine Mestçi’nin daha önce birlikte çalıştığı Merve Ateş ve Seda Oğuz’a, Deniz Gündoğdu ve Özay Fecht eşlik ediyor.

Filmin konusuna gelirsek; yeni evli bir çift olan Kadir ve Dilek kiracı olarak bir eve taşınmıştır. Vefat eden annesinden kendisine kalan bu evin kira sözleşmesini imzalatmak için gelen Alev ile Dilek otururlarken Dilek’in kayınvalidesi eve gelir. Beraber içtikleri çay sonrasında Dilek’in kayınvalidesi lavaboya gideceğini söyleyerek yanlarından ayrılır; ancak banyoya yönelmek yerine mutfağa geçer. Çay bardaklarından hangisinin Dilek’e ait olduğunu anlayamadığı için iki bardağı da gizlice alan kayınvalide, akşam kendi evine döndükten sonra yaptığı büyü sırasında bunları kullanır. Bunun sonucunda hem Dilek hem de Alev için korku dolu günler başlar.

Alper Mestçi’nin filmografisinde yer alan cin-büyü ya da cin-musallat konularının ikisini birden içerisinde barındıran bir yapıya sahip olan Üç Harfliler 3 filminde, büyüyü yapan kişi ilk dakikalarda verilse de, nedenlerinin yarattığı merak filmi sonuna dek izlenir kılıyor. Filmde yaratılan mekan ve atmosferler, makyajlar ve efektler oldukça etkileyici. Oyunculuklar doğal ve gerçekçi. Büyü sahneleri ise, rahatsız edici ve uzun olarak kurgulanmış. Kayınvalidenin kocasına yönelik şiddeti de gayet başarılı olarak filme yansıtılmış. Filmin düğüm noktasında yer alan büyülerin çarpışması sahnesi de çok yaratıcı. Ayrıca filmde beklenmedik sıçramalara neden olan birçok ürkütücü sahne de bulunuyor.

Yönetmenin önceki filmlerinde de yer alan, halk inanç nesnelerinin mekanlarda fazlasıyla kullanılmasına rağmen, işe yaramamaları ve cinlerin kendilerine ait saatler dışında saldırıya geçmeleri gibi eylemler bu filmde de yoğun olarak kullanılmış. Türk korku sinemasında artık görmeye alıştığımız, kadının şeytani bir varlık olması ve kötülüğün özünün kadında bulunması yine filmin en temel önermelerinden biri olarak dikkat çekiyor. İmam ya da havas alimi olarak erkek kullanılmamış olması da, filmin kadınların etrafında şekillenmesine neden oluyor. Filmde yer alan erkeklerden ikisi olaylardan habersizken, kayınvalidenin kocası ise tam anlamıyla bir kurban olarak konumlandırılmış.

Alper Mestçi’nin önceki filmlerinin aksine bu filmde karakterlerin derinliğine ulaşmak çok mümkün olmuyor ve karakterlerin geçmişleriyle ilgili bilgiler filmde yer alan büyünün yapılma nedenlerinin açıklamaları sırasında veriliyor. Mestçi’nin filmografisindeki diğer filmlerle karşılaştırıldığında öncekilerin aksine filmin sonunda ters köşe kullanılmaması ve öncekilere benzer şekilde cin-musallat, cin-büyü ekseninden ayrılmaması sonucu oluşan yapısal tekrarlar nedeniyle Üç Harfliler 3: Kara Büyü, filmografinin en zayıf halkası gibi görünüyor.

Film, Türk korku sinemasının son zamanlardaki örnekleriyle kıyaslanamayacak kadar başarılı olmasına karşın, senaryosu Mestçi’nin diğer çalışmalarına göre oldukça basit ve onların bir anlamda kolajı gibi kalıyor. Yönetmenin Siccîn 2 (2015) filminde kullandığı rüya sekansının bir benzeri bu filmde de mevcut. Bu kez sinek yerine Musallat 2: Lanet (2011) filminde de kullandığı örümcek karşımıza çıkıyor. Oldukça rahatsız edici bu görüntüler ise, The Ring (2002) filmini anımsatıyor.

Tüm bunlara rağmen korkudan koltuğunuzdan sıçratacak bir Türk korku filmi arıyorsanız; gösterimdeyken kaçırmamanız gereken filmlerden biri Üç Harfliler 3: Kara Büyü. Ayrıca yapı ve klişe karşılaştırmaları için daha önce hazırlamış olduğum Alper Mestçi’nin Korku Filmleri Dosyası’na başvurulabilirsiniz.

Not : 7,5/10

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.