“Nedensiz Sonuçlar ya da Neden-Sonuç Bağıntısındaki Eksiklikler”

Saints and Sinners ve Southeast Regional Film Festivallerinde En İyi Film ödüllerini kazanan Wake Up, ülkemizde gösterime girdiği adıyla Karabasan’ın yönetmen koltuğunda Guilt (2017), The Last Drop (2017), Lost Girl (2017) gibi kısa filmler çekmiş olan; Vice Squad: Chicago (2018), Vice Squad: NYC (2020) gibi dizilerde ve kısa filmlerde rol almış olan Joe W. Nowland oturuyor. Görüntü yönetmenliğini William Bishop’un üstlendiği filmin müzikleri Steve Fields’e ait. Senaryo ve yapımcılığı da yönetmen Nowland’a ait olan filmin oyuncu kadrosunda ise yine Joe W. Nowland’ın yanı sıra Kelly Francis Fischer, Traci L. Newman, Scott Broughton, Tatiana Warden, Lauretta Compton, Jeffrey Wells, Grace H. Bryan, Marcy Palmer, Emre Orun gibi isimler bulunuyor.

Film, tüm ailesini öldüren genç bir kadının neden bu cinayetleri işlediğine dair bir araştırmaya koyulan psikiyatri doktoru Phillip’in hikâyesini konu ediniyor. Bir gece bütün ailesini katletmiş olan genç bir kız olan Molly’nin bu katliamı neden gerçekleştirdiğine dair yaptığı araştırma esnasında doktoru intihar eder. Molly de intihar ettiği için dosyanın başka bir doktora verilerek incelenip tamamlanması ve rafa kaldırılması gerekmektedir. Bu görev bir psikiyatri doktoru olan Philip Tanner’a verilir. Philip, Molly’nin günlüğünü inceleyerek bu durumu çözmeye çalıştığında ise kendisini genç kızın aklını kaybetmesine neden olan aynı uykusuzluk ve kafa karışıklığı durumu ile karşı karşıya bulur.

Yönetmen Nowland’ın ilk uzun metraj çalışması olan Wake Up; boşluklarla dolu senaryosu, yapay oyuncu performansları, az sayıda barındırdığı ve onların da klişe içerdiği korku sahneleriyle Türk korku sinemasında karşımıza çıkan amatör yapımları aratmayacak başarısızlıklara sahip. Filmin hikâyesi ilgi çekici gibi dursa da film; cevapsız sorular, nedensiz sonuçlardan oluşan bir kaos silsilesi. Özellikle Molly’nin başlangıçta boşluğa bakarak yarattığı anlamsız gerginliklerin doğaüstü bir sebebe bağlanmasını bekleyecek olan izleyiciler filmin finalinde elleri bomboş bir biçimde kalıyorlar zira bir doğaüstü güç olmasına karşın bunun ne olduğu ya da nasıl ortaya çıktığına dair cevaplar film boyunca es geçiliyor. Sonrasında ise filmin spoiler içeren bir diğer adı olan Dear Diary (Sevgili Günlük) ya da Do Not Read (Okumayın) isimlerini içeren kısma geçiliyor ki, günlüğün onu okuyan kişileri ortada doğaüstü bir güç olmaksızın  nasıl lanetlediği ya da lanetli bir nesneye dönüştüğüne dair de izleyicilerin bir cevap bulmasına imkân tanımıyor. Bunun yanı sıra tıpkı filmdeki iki doktorun cevap bulamadığı gibi Molly’nin ailesini neden katlettiği de cevapsız bir diğer husus olarak filmin finalinde izleyicileri bekliyor.

Sonuç olarak Wake Up, yapay oyunculukları, başarısız senaryosu, az sayıda bulunan korku sahneleri ile son yıllarda ülkemizde gösterime sokulan amatör yabancı korku yapımlarından biri olarak kayıtlara geçiyor.

Not : 4 / 10

About The Author

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.

Related Posts