ÇINGIRAK (2021)

“Rakibinden Burun Farkıyla İlerde…”

724 Kiralık Kamera ETS Yapım yapımcılığında çekilen Çıngırak filminin yönetmen koltuğunda ilk uzun metraj projesiyle Ralph Waldo mahlasını kullanan Eren Tayfun Şenel oturuyor. Senaryosunu yönetmen Şenel ile Zeynep Özdal’ın birlikte kaleme aldıkları filmin görüntü yönetmenliğini Akan Açıksöz üstlenmiş. Filmin oyuncu kadrosunda ise Beren Demirkaya, Tarkan Yılmaz, Atilla Özdal, Murat Seviş, Şule Karakaya gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu anne olmak isteyen bir kadının bu uğurda başına gelenler oluşturuyor. Anne olmak için yanıp tutuşan Özge, eşini yasa dışı yollarla evlat edinmeye ikna eder fakat eve gelen bebekle birlikte hiçbir şey aynı olmayacaktır. Özge’nin hayatı, cinler şiddetini arttırdıkça daha da korkunç bir hal almaktadır. Beyin cerrahı eşi Hakan, genç kadına hiçbir zaman inanmayarak tüm aileyi amansız bir felakete sürükleyecektir.

Bu hafta gösterime girmiş olan diğer amatör yapım Azaim: Cin Mezarlığı ile konuları birbirine benzer şekilde ilerleyen ve her ikisinin de odak noktası olarak seçtikleri evlat edinme ve bu edinilen üvey evlatlar üzerinden aile bireylerine yansıyan musallatı konu edinen haftanın ikinci yerli korku filmi Çıngırak; rakibi olan diğer amatör yapıma nazaran daha kaliteli kamera ve ışık konumlandırmalarına sahip olması sayesinde daha izlenebilir bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Kamera açıları, ışık kullanımı ile rakibi olan yapımdan ayrılan filmde özellikle Beren Demirkaya’nın oyunculuğu filmi kurtarıyor. Tarkan Yılmaz’ın performansı yer yer düşse ve bazı sahnelerde de Demirkaya yapaylığa kaçan tavırlar sergilese de, bu sorunların kurgu sırasında oluştuğu fazlasıyla belli oluyor. Bunun bir sebebi de karakter değişimi yaşamakta olan Demirkaya’nın canlandırdığı Özge karakterinin sahnelerinin zaman atlamalarının izleyiciyi etkileyecek şekilde verilememesinden kaynaklanıyor. Yine bazı sahnelerde fon müziklerinin drama ya da fantastik yapımlara benzer tonlarda fazla kullanımı, korku etkisinin ara ara düşmesine neden oluyor. Yine birçok yerli korku filminden tanıdığımız Murat Seviş, bütün filmlerde olan ve üzerine yapışmış gibi duran cinli adam karakterini hakkıyla yansıtmayı bu kez de başarıyor.

Hedef kitlesi aynı olan yerli korku ve gerilim filmlerinin aynı haftaya gösterim tarihi alması, birbirlerini baltalamalarının yanı sıra, yerli korku ve gerilim yapımlarını takip edenleri de zorluyor. Kaptıkları sinema salonlarında genellikle aynı salonda dönüşümlü olarak oynayan veya birbirinden çok uzaktaki ilçelerde kendilerine yer bulabilen yapımlar, bu seçimi yaparak hem kendilerine hem de rakiplerine gol atmış oluyorlar. Bu bağlamda da sonuç 0-0 olmaktan öteye gidemiyor.

Sonuç olarak Çıngırak; göz kanatmayan ışık ve kamera kullanımı, Beren Demirkaya’nın çoğu sahnedeki gerçekçiliği ile vasat bir yapım olarak rakibini geride bırakmayı başarıyor.

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.