KORKU TAKVİMİ (2022)

“Film İçinde Film…”

Dras Film Pictures yapımcılığında 2019 yılında Şile’de çekilen, 5 Haziran 2020 tarihinde gösterime girmesi beklenirken Covid-19 pandemisi nedeniyle ertelenen Korku Takvimi filminin yönetmen koltuğunda Kulyas: Lanetin Bedeli (2019) filminin de yönetmenliğini yapmış olan, sosyal medyada Çeken Adam olarak tanınan Yunus Şevik oturuyor. Senaryosu Kulyas: Lanetin Bedeli’ni de kaleme alan yönetmenin ablası Esma Şevik tarafından yazılan filmin görüntü yönetmenliğini ise Fecr (2021) ve önümüzdeki aylarda gösterime girecek olan Asmoday: Cin’ur-Racim (2020) filmlerinin de görüntü yönetmenliğini yapmış olan Sait Ali Erişek üstlenmiş. Müzikleri Şeytan Pabuçta (2016), Semur: Şeytanın Kabilesi (2017), Sandık (2018), Kafir: Cühenna Cin Kabilesi (2018), Kulyas: Lanetin Bedeli (2019), Gaip (2019), Astral Seyahat (2019), Deney (2020), Şeytanı Ararken (2021), İlk Temas (2022) gibi filmlerin de müziklerini yapmış olan Mustafa Yazıcıoğlu’na ait olan filmin oyuncu kadrosunda ise Nevin Efe, Melisa Seda, Zafer Kora, Rümeysa Sarıaslan, Erdal Ayna ve R. Engin Tutuş gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu oyuncu olmak isteyen Hülya’nın yaşadığı olaylar oluşturuyor. Kimsesiz büyüyen Hülya’nın en büyük hayali ünlü bir oyuncu olmaktır. Ve bir gün beklediği başrol teklifi gelir. Yakın arkadaşı Ebru ve rol arkadaşı Tahir ile film setine giderken karşılaştıkları talihsiz kazayla başlayan serüven, çekimlerin başladığı günün gecesi bilmediği ve anlam veremediği olaylarla karşılaşmasıyla dallanıp budaklanacaktır. Kâbus ve halüsinasyonlarla gerçekler arasındaki sınırlar zorlanan Hülya’nın artık tek hayali başrol olmak değil, içine düştüğü karmaşık labirentten kurtulmaktır.

Film öncelikle kadrajları, çekimleri, mekân kullanımı, makyaj ve efekt gibi özellikleriyle bu yılın en iyileri arasına doğrudan giriyor. Küçük bir evi, olduğundan çok daha geniş bir labirent gibi kullanabilmesi, farklı kadrajlar ve kamera hareketleriyle izleyiciyi kendine bağlayabilmesi gibi sinemanın sanatsal yönlerini fazlasıyla vererek bu yıl şimdiye dek vizyona girmiş olan 18 filmin içerisinde 1-0 öne geçmeyi başarıyor. Oyuncuların performansları, filmdeki twistler nedeniyle yeri geldiğinde gerçekçi yeri geldiğindeyse yapay olarak yani aslında olması gerektiği gibi izleyiciye yansımayı başarıyor.

Filmin olumsuz yönleri ise yok değil. Öncelikle iyi bir hikâye olmasına rağmen özellikle sinefiller açısından hayli tanıdık olacağı için twistler filmin hedeflediği ve teknik açıdan sahip olduğu başarılarla hak ettiği kadar etkili olamıyor. Aaahh Belinda! (1986), The Game (1997) ve Follow Me (2020) filmlerinin iç içe geçirilmesiyle oluşturulan senaryo maalesef twistleriyle sinefilleri şaşırtmaktan hayli uzak. Üstelik bu filmleri hiç izlememiş seyirciler için dahi, fragmanda yer alan ufak ipuçları da spoiler etkisi yaratıyor. Bunlara rağmen yerli gerilim sinemasında Ses (2010), Güzelliğin Portresi (2019) gibi filmlerde sıklıkla başvurulan psikolojik bozukluk üzerinden verilen psikolojik gerilim; Senarist (2016), Benzersiz (2017), Durak (2017) gibi filmlerle verilen yüksek doz gizem unsurlarının karışımıyla harmanlanıp, korku sahneleriyle pekiştirilen oldukça başarılı bir yapım olduğu su götürmez bir gerçek.

Bu olumsuzluklara rağmen bir ek olarak söylenmesi gereken olumlu bir artı daha bulunuyor. Türk halk inançlarında oldukça yeri olan ancak yerli korku yapımlarında karşılaşmadığımız “Yatır” inancına dair twist bulunan sahneler için tasarlanmış “Kanlı Baba Türbesi” rivayeti ve bunun film için özgün bir biçimde yazılmış olması da filme artı katan yönler arasında öne çıkmasını sağlayan etkenlerden bir diğeri.

Yönetmen Yunus Şevik’in filmin içerisinde hastane personeli; senarist Esma Şevik’in ise ev hanımı olarak cameolarının bulunduğunu; Musabbar (2018), Fecr (2021) ve Asmoday: Cin’ur-Racim (2020) filmlerinin yönetmenliğini yapan, bu filmin de uygulayıcı yapımcılığını üstlenen Engin Tutuş’un da setin ulaştırıcısı rolüyle kamera önüne geçtiğini de not olarak eklemek gerek.

Sonuç olarak Korku Takvimi; özgün bir senaryoya sahip olmayıp twistleri beklenen etkiyi karşılamasa da sinematografik ve sinemanın sanat dalı olması kriterlerini fazlasıyla taşıyan, oyuncuların performanslarının da sınıfı geçtiği, bu yılın en iyi yapımlarından biri olmayı başarıyor.

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.