RELIC (2020)

“Hatıralarda Kaybolmak”

Sitges – Catalonian Uluslararası Film Festivali’nden Fantastik Film dalında En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo Ödülleri ile dönen Relic, ülkemizde gösterime girdiği adıyla Azap, filminin yönetmen koltuğunda ilk uzun metraj deneyimiyle Natalie Erika James oturuyor. Sundance Film Festivali’nde prömiyerini gerçekleştiren ve övgü toplayan Relic’in başrollerinde Emily Mortimer, Robyn Nevin, Bella Heathcote’un yer alırken, filmin görüntü yönetmenliğini ise Charlie Sarroff üstlenmiş.

Filmin konusunu kız, anne ve anneannenin aile evlerini tüketen bir bunama musallatı karşısında yaşadıkları oluşturuyor. Kay ve kızı Sam, Kay’in annesi Edna’nın gizemli bir şekilde ortadan kaybolması nedeniyle Edna’nın yaşadığı, şehirden uzak eve giderler. Evde garip olaylar olurken aniden Edna hiçbir şey olmamış gibi geri döner. Ancak Edna’nın davranışları değişmiştir ve artık eski Edna değildir.

Film, anne-kız ve jenerasyon çatışmalarıyla karakter derinliklerini oluşturarak dramatik düzlemini sağlamlaştırırken, gizem ve korkuyu ise metaforlar aracılığıyla veriyor. Üç neslin bir arada bulunması ve bulunamaması çatışmalarını da başarıyla yansıtıyor. Film biraz ağır ilerse de dikkatinizi kaybetmenize de izin vermiyor.

Bunama gibi bir hastalığı metaforlar üzerinden dramatik yönünü ve korku dozunu ayarlayabilerek, üstelik bunu da ilk uzun metraj filmde yapabilmek oldukça cesur bir hareket. Yönetmen James birçok insanın başına gelebilen, yakınlarımızın başına geldiğini gördüğümüzde bizi ürküten bir hastalığı, klostrofobik bir evren yaratarak anlatmayı başarıyor. Sanat yönetimi tarafından titizlikle hazırlandığı belli olan Edna’nın eviyle Relic, son yıllarda karşımıza çıkan Mother! (2017) ya da Vivarium (2019) gibi ev konseptini temeline alan filmlerden biri oluyor. Klostrofobik bir atmosfere sahip olan Relic hem gerilim hem korku hem de dramın iç içe geçmesiyle şekilleniyor.

Relic; görüntü yönetimi ve görsel efektlerin oldukça başarılı kullanıldığı, oyuncuların performanslarının parmak ısırttığı farklı bir doğaüstü korku filmi. Hafıza ve anıların metaforlar yoluyla görselleştirilmesi sayesinde film birçok korku filminin arasından rahatlıkla sıyrılabilmeyi başarıyor. Sinema araştırmacılarının birçok farklı okuma yapabileceği Relic, çok katmanlı hikâyesiyle son yıllarda karşımıza çıkan en yaratıcı yapımlar arasında kendine yer buluyor.

Sonuç olarak Relic, korku severlerin mutlaka izlemesi gereken, oyunculuklarından sanat yönetimine değin her yönüyle başarılı olan, bu nitelikleriyle de son yılların az sayıda karşımıza çıkan korku yapımlarından.

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.