SİR-AYET 3: ÖLÜ DOĞAN (2021)

“Yıllansa da Öyle İzlesek…”

Cinephone ve MRT Film yapımcılığında İstanbul’da çekilen Sir-Ayet 3: Ölü Doğan’ın yönetmen koltuğunda Kelebek (2009) filminin ve Esir Sultan (2012), Karagül (2014), Fazilet Hanım ve Kızları (2017), Savaşçı (2017-2018) gibi dizilerin bazı bölümlerinde yönetmenlik yapmış olan Günay Günaydın oturuyor. Senaryosunu Murat Güleç’in kaleme aldığı filmin görüntü yönetmenliği ise Emre Yılmaz üstlenmiş. Müzikleri Zafer Günen imzası taşıyan filmin oyuncu kadrosunda ise Efsun Akkurt, Sebahat Adalar, Betül Ceyhan, Şehnaz Dilan, Ceysu Yetkin, Binnaz Ekrem gibi isimler yer alıyor.

Filmin konusunu beş yıl önce kaybettiği annesini sürekli rüyalarında görmeye başlayan ve anlam veremediği farklı olaylara da maruz kalan Hazal’ın, bu durumun üzerine gidip araştırmasıyla başından geçenler oluşturuyor. Bir klinikte doktor olan Hazal beş yıl önce kaybettiği annesini çok sık rüyalarında görmeye başlar. Gördüğü rüyalarda annesi kötü ve korkunç bir haldedir. Hazal evinde de anlam veremediği bazı gizemli işaretler görmeye ve gaipten sesler duymaya başlar. Bu durum psikolojisini günden güne bozmaktadır. Kendisi gibi doktor olan en yakın arkadaşı Şenay da Hazal’ın son dönemlerdeki değişiminin farkındadır. Şenay ve Hazal birlikte Şenay’ın annesini ziyarete giderler, Hazal’ın sorunlarını dinleyen Şenay’ın annesi Hazal’a, bu konulara oldukça hâkim olduğuna şahitlik ettiği yaşlı bir şifacı kadına gitmesini tavsiye eder. Şifacı yaşlı kadın, sorunlarından kurtulabilmesi için Hazal’a yol gösterir ve artık Hazal geri dönülmesi mümkün olmayan korku dolu bir yolculuğa başlar.

Sir-Ayet 3: Ölü Doğan adından da anlaşılacağı üzere, birbirinden bağımsız olan Sir-Ayet serisinin üçüncü filmi. İlki Onur Aldoğan tarafından çekilen ve psikolojik sorunlar yaşayan annesi Hicran’ı üç arkadaşıyla birlikte ziyaret etmeye giden Gizem’in ve annesinin hikâyesini anlatan Sir-Ayet (2019) sonrasında Kayhan Başoğlu tarafından çekilen serinin ikinci filmin olan Sir-Ayet 2 (2019)’de ise lanetli bir servete konduktan sonra ölen bir adamın mezarını soyan iki arkadaşın başından geçenler konu edilmişti.

Bu kısa geriye bakış sonrasında serinin üçüncü filmine yani Sir-Ayet 3: Ölü Doğan’a tekrar dönecek olursak; filmin çekim açıları, renk ayarları, mekân tasarımları çoğu yerli korku filmine nazaran başarılı olsa da oyuncuların performansları için aynı şeyi düşünmek pek mümkün olamıyor. Başroldeki Hazal karakterine hayat veren Efsun Akkurt, karakterini içine sindirememiş ve bu nedenle yapay olmasa da gerçekçi de olmayı başaramayan bir performans sergiliyor. Ceysu Yetkin ve Betül Ceyhan’ın oyunculukları ise fazlaca yapay kaçıyor. Filmdeki en iyi performanslar Şehnaz Dilan, Sebahat Adalar ve Binnaz Ekrem gibi şarap olan oyunculardan geliyor. Filmin hikâyesi önceki filmlerden izler taşırken, kara kefen gibi minik yaratıcı hamleler görmek mümkün. Ancak ışıksız ormanda el fenersiz yol bulabilip, terk edilmiş eve gelince el feneri bulmayı akıl etmek gibi sorunlar da yok değil.

Sonuç olarak Sir-Ayet 3: Ölü Doğan; çekimleri eli yüzü düzgün olsa da genç oyuncuların performanslarıyla eksi puan alan ortalama bir yerli korku yapımı.

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.