THE UNBORN (2020)

“Biraz Gece Vardiyası, Biraz da Doğmamış Çocuk…”

Shriekfest 2021’den En İyi Korku Ödülü ile dönen The Unborn, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Doğmamış filminin yönetmen koltuğunda ilk uzun metraj yönetmenliğiyle Tal Lazar oturuyor. Senaryosunu Danny Matier’ın kaleme aldığı filmin görüntü yönetmenliğini Hana Kitasei üstlenmiş. Müzikleri Yuval Semo imzası taşıyan filmin oyuncu kadrosunda ise Manni L. Perez, Jesse R. Tendler, Chris Bellant, Clifton Samuels, Deborah Stile, Brian David Tracy, Dameka Hayes, J. Richey Nash gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu güvenlik görevlilerinin başından geçen doğaüstü olaylar oluşturuyor. Eski bir fabrikada garip ve esrarengiz açıklanamayan çeşitli olaylar yaşanmaktadır. İki güvenlik görevlisi fabrikada yaşanan korkunç olaylarla mutlaka yüzleşmek zorundadırlar. Birilerinin hem Tiffany’nin doğmamış çocuğu için hem de Joey için ölümcül planları vardır.

The Unborn (1991), Born (2007), The Unborn (2009), Unborn (2022) gibi filmlerde karşımıza çıkan hamile kadınlar ve genetiği bozuk fetüsler ya da fetüse musallat olan hayaletleri konu alan filmler ile  Mirrors (2008), Darr @ the Mall (2014), Last Shift (2014), Abandoned Dead (2015) gibi filmlerde gece bekçisi ya da polislerin başına gelen doğaüstü olayların yaşandığı bir gecenin birleşmesinden oluşan filmin içerisinde vintage zil çalan maymun oyuncağından topa, topaçtan kurdeleye değin korku filmlerinde özellikle çocuk unsuru kullanıldığında karşımıza çıkabilecek her klişe öğeyi görmek mümkün. Dünya üzerinde yaygın bir batıl inanç konusu olan 13 sayısının da kullanıldığı filmde, boş fabrikanın koridorları arasında gezinen Joey karakteri ile kontrol odasından onu takip eden Tiffany’nin izleyicileri germeyi dahi başaramayan bir gecesini izliyoruz.

Yeni bir şey vadetmekten uzak olan hikâyedeki oyuncularla özdeşleşemediğimiz gibi, hikâyenin biraz önce saydığım klişeler üzerinden ilerlemesinin ve oyuncuların performanslarının vasatın altında olmasının da payı oldukça yüksek.

Sonuç olarak The Unborn; yerli korku sinemamızdaki örneklere nazaran daha kaliteli bir ekipmanla çekilmiş ancak yeni bir şeyler vaat etmeyen başarısız bir yapım.

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.