YAKAZA: ZEHİRLİ KABİLE (2022)

“Bu Hikâyeyi Sanki Daha Önce Duymuştuk…”

Mollywood Film yapımcılığında, yine bu hafta gösterime giren diğer yerli korku yapımı Zebun (2020) filmi gibi Çatalca’da çekilen Yakaza: Zehirli Kabile filminin yönetmen koltuğunda Kitab-ı Cin (2021) filminin de yönetmenliğini yapmış olan Hakan Aydın oturuyor. Senaryosunu Kitab-ı Cin (2021) filminde de olduğu gibi Eyüp Aydın’ın kaleme aldığı filmin görüntü yönetmenliğini de Eyüp Aydın üstlenmiş. Filmin oyuncu kadrosunda ise Şükran Çağman, Kahraman Tayfur, Dilara Ayata, Ayşegül Kaygusuz, Hakan Aydın, Eyüp Aydın, Tahsin Özkan ve Mışmış Özkan gibi isimler bulunuyor. Filmin idari işler sorumlusu ise birkaç ay önce fragmanındaki ‘gerçeküstü’ uzaylı motifleriyle çok konuşulan ancak vizyonda kaldığı iki haftada 122 kişinin izlediği İlk Temas filminin uygulayıcı yapımcısı Mustafa Nebi Filik. Filik, 29 Temmuz 2022’de vizyona gireceği duyurulan yerli gerilim filmi Paranoid’in de cast sorumlusu…

Filmin konusunu yaşadıkları köyde bir anda tüm düzenleri bozulan bir ailenin hikâyesi oluşturuyor. Ali ve Betül, Ali’nin annesi Zeliha ve kızları Sudenaz ile birlikte normal bir hayat sürmektedir. Uzun zamandır görüşmedikleri komşuları Melike’nin gelişiyle birlikte Sudenaz tuhaf davranışlar göstermeye başlar. Sudenaz’ın tuhaf davranışları bütün aileye sirayet eder ve tüm aile kâbus ve halüsinasyonlar görmeye başlar.

Kadraj, çekim açısı ya da ışık kullanımından bihaber, boş ve anlamsız diyaloglar eşliğinde anlamsızca uzatılan sahnelerin peş peşe kurgulanmasıyla oluşturulmuş olan film, maalesef 2008 yapımı Hasan Karacadağ’ın çekmiş olduğu Semum ile 2014 yapımı Alper Mestçi’nin çekmiş olduğu Siccîn filmlerinin kötü bir kopyasından ibaret. Üstelik Yakaza: Zehirli Kabile, vermek istediği mesajları veremediği gibi, büyü sırasında kullanılan nesneler arasına, izleyicinin fark etmeyeceğine güvenerek topraktan yapılmış Bugs Bunny kupa koyacak denli sanattan uzak bir yapım. Karakterlerin lambasını açarak girdikleri bir odada sonraki planda ışığın kapalı olmasından, sahne tekrarının kurguda kesilmeyerek aynı su bardağının uzatılması ve bu sırada söylenen repliklerin tekrar ettiği sahnelerin bulunmasına, oyuncunun filmde bir ipucu vermek adına verdiği mimikleri gösteremeyecek tek kadrajla sahnenin çekilmesine varana değin teknik anlamdaki aksaklıkların yanı sıra devamlılık hatalarının bulunması da izleyiciler açısından yapımı izlenebilir olmaktan çıkarıyor. Daha önce büyük bütçelerle yapılmış hikâyelerin, olmayan bütçelerle tekrar ısıtılıp sunulmaya çalışılması hatta sunulamaması, Türk korku izleyicisini bu yapımlardan soğutan en önemli etkenlerden biri.

Yönetmen Hakan Aydın’ın önceki filmi Kitab-ı Cin’de oyuncu olarak yer alan Tahsin Özkan’ı bu filmde oyuncu olarak göstermek adına çekilen anlamsız sahnenin yanı sıra Özkan’ın ışık şefi olarak da ekipte yer alıyor olması ise ayrı bir sorun. Bu şartlarda, kötü kadraj ve devamlılık hatalarıyla dolu olan filmde oyuncuların performanslarının iyi olduğu dahi söylenebilir. Kötü ve anlamsız diyaloglara rağmen, ellerinden geldiğince iyi bir iş çıkarmaya çalışan oyunculara rağmen film akamıyor. İlk kahvaltı sahnesinde sadece dem olarak çay içen karakterlerin, Melike’nin evinde misafirken açık çay içmeleri, babasına çikolata getirip getirmediğini soran kıza annesinin içeriden çikolata getirmesi gibi sayılamayacak ölçüde sorun izleyiciye yansıyor.

Bu hafta gösterime giren Zebun ve Yakaza: Zehirli Kabile filmlerinin her ikisinin de Çatalca’da çekilmiş olması ve ikisinin de içerisinde sakatatlı yemek masası sahnesinin bulunması da iyi ile kötü film karşılaştırmasının rahatlıkla yapılabilmesini sağlıyor. Ancak vizyon takvimine bakıldığında da başarısız filmlerin nicelik olarak açık ara öne geçeceğini görmek mümkün. Tabii, dağıtım firmaları oturup da 5 dakika izlemeye katlanamayacakları filmleri dağıtmayı bırakırsa nicelikten niteliğe geçiş mümkün olabilecektir.

Sonuç olarak Yakaza: Zehirli Kabile; sınıfta kalan bir yapım.

Gizem Şimşek Kaya

İstanbul doğumludur. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olan Şimşek, yüksek lisansını İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı Anabilim dalında ve doktorasını Marmara Üniversitesi Radyo-TV, Sinema Anabilim dalında “Sinemada Korku Ve Din: 2000 Sonrası Amerikan Ve Türk Filmlerinde Cin Unsurunun Çözümlemesi (Eleştirel Kuram Ve Göstergebilimsel Metodoloji Çerçevesinde)” adlı teziyle tamamlamıştır. Sinemada eleştirel kuram ve inançlar, Türk korku sineması, sinema ve halkbilim üzerine çalışmalar yapmakta olup bu konular üzerine birçok ulusal ve uluslararası yayını bulunmaktadır.